Kürtlerin ABD’nin Ortadoğu politikaları için zaman zaman işlevsel hâle geldiği fakat vazgeçilebilir olduğu görülmektedir.
Son yıllarda özellikle Ekonomik İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde İran, Türkiye ve Pakistan birbirleriyle iş birliği içerisinde olmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin 23 Ocak Çarşamba günü Moskova’da bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddesi Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak tampon bölge olmakla beraber iki lider farklı konuları da ele aldı.
İran, Ermenistan’ı Azerbaycan’a baskı uygulayabilmek için bir müttefik olarak görmekte, Ermenistan ise İran’ı içinde bulunduğu izolasyondan kurtulmak için adeta tek çare olarak değerlendirmektedir.
Ankara’nın Suriye’nin doğusuna ilişkin askerî planları konusunda Tahran’ın takındığı sessiz tutum, İran'ın bir askerî operasyonu desteklediği anlamına gelmemektedir.
Kaşıkçı cinayeti, İran gündemini uzun süreli meşgul etmeyecektir. Bunun yerine İran, Suudi Arabistan gibi sorunlar yaşadığı ülkelerle hatta bizatihi ABD ile gerilimi düşürmenin yollarını arayacaktır.
Soçi mutabakatı, Türkiye ve Rusya’nın İran olmadan daha iyi iş birliği yapabildiğini ispatlamıştır. Bu gerçeği kavrayan İran’ın mutabakatı sabote etmek için girişimlerde bulunması zayıf bir ihtimal değildir.
İran'ın başkenti Tahran, 7 Eylül'de, “Astana Barış Süreci” çerçevesinde İran, Rusya ve Türkiye liderleri arasındaki gerçekleşen zirvelerin üçüncüsüne ev sahipliği yaptı.
Tahran deklarasyonuyla İdlib operasyonu ertelenmiştir. Bu durum Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı olarak görülürken Rusya, zirveden beklediğini mutlak bir şekilde alamayarak geri adım atmak durumunda kalmıştır.
Türkiye’de 24 Haziran Pazar günü eşzamanlı olarak gerçekleşen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri birçok ülkede olduğu gibi İran’da da yakından takip edilmiştir.
Türkiye, Rusya ile Suriye krizi üzerinden geniş boyutlu güvenlik ve savunma iş birliğine gitmeye başlarken, İran hususunda daha ihtiyatlı olsa da benzer bir süreç takip edilmektedir.