Tankerin alıkonulmasında görünür sebep olarak çevre kirliliği yarattığı belirtilse de Tahran’ın bu eyleminin arkasındaki gerçek amaç, bloke edilmiş parasının serbest bırakılmasını sağlamaktır.
Sosyal memnuniyetsizliklerin önüne geçemeyen İran, bu alanlarda muhalif tavır sergileyen sembolik isimleri idam ederek süreci önlemeyi amaçlamaktadır.
Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansının uyarısı, ekonomik izolasyonda bulunan İran’ın havacılık sektöründe de devre dışı bırakılmasına neden olabilir.
Yakın dönemde muhafazakârların baskın hâle geldiği İran’da, güvenlik endişelerinin yanı sıra İmam Ali Cemiyeti gibi potansiyel risk taşıyan kuruluşlara da müsamaha edilmeyecektir.
İran, Pakistan sınırları içerisinde Şiilerle kültür politikası çerçevesinde ilişkilerini sürdürürken İran’da bulunan bazı Pakistanlı talebe ve mülteci gençlerden vesayet savaşlarında yararlanmaktadır.
Afganistan Şii toplumu genel olarak Anlaşma’ya olumlu baksa da özellikle Hazara Şiileri, Taliban’la olan geçmişinden dolayı temkinli yaklaşmaktadır.
Kuveyt merkezî yönetiminin izlemiş olduğu birleştirici politikalar sayesinde Şiileri mobilize edemeyen İran, Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla ülkeye nüfuz etmeye çalışmaktadır.
Suudi Arabistan Şiileri, İran ve Suudi Arabistan’ın ideolojik meseleleri arasında sıkışmış durumdadır.
İran, başta Türkiye olmak üzere yurt dışından gelen önerilere rağmen bilimsel yöntemlerle önlem almak yerine geleneksel ve mezhebî tutumlarında ısrarcı oldu.
1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.
Devrim Rehberi’nin sadece çok hassas dönemlerde Tahran’da hutbe verdiği ve 8 yıl sonra ilk kez verilen hutbenin içeriği dikkate alınırsa İran’ın kritik bir dönemden geçtiği anlaşılmaktadır.
Hamenei’nin konuşmasına bakıldığında konuşma, yaşanan hadiselerden sonra beklenenin aksine oldukça normal ve olağan bir çerçevede gerçekleşti.