İran’da geçtiğimiz birkaç yılda hava, kara, demir yolları ve limanlarla ilgili ciddi altyapı hamleleri gerçekleştirildi.
CENTCOM Komutanı General McKenzie’nin “Kore Savaşı’ndan bu yana ilk defa hava üstünlüğünün olmadığı bir sahada operasyon sürdürüyoruz.” ifadesi, İran’ın hava harp kapasitesini anlamak adına önemlidir.
Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.
Eğer bu saldırılar İsrail'in iddia ettiği gibi tamamen kaza ve tesadüf eseri ise bile iç kamuoyunun misilleme taleplerinden bunalan Tahran'ı rahatlatacağı kesindir.
İran’ın, İsrail’e son saldırısıyla balistik füzelerinin gerçek bir İsrail hava savunma sistemi karşısındaki performansına dair ilk kez somut ve önemli bir veri elde edildi.
Savaş harcamalarının yanında salgının etkilerini gidermek için harcamalar yapan Suudi Arabistan’ın planlanmamış ekonomik kayıpları, ateşkes isteğine giden yolda bulunan kaldırım taşları olarak okunabilir.
İran Nükleer Anlaşması’nın geleceği hakkında Viyana’da başlayan diplomasi trafiğine en büyük muhalefeti, 2022 ABD Senato Ara Seçimlerini kaybetmek istemeyen Demokratlar ve Cumhuriyetçiler gösterecektir.
Müzakerelerde İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bir ilerleme kaydedilmesi beklense de olumlu bir gelişmenin kısa vadede gerçekleşmesi, teknik ve politik engellerden dolayı mümkün gözükmemektedir.
İran’ın alternatif ulaşım-lojistik proje önerileri Orta Asya ülkelerinin ilgisini çekebilir fakat bunun hayata geçirilmesi konusunda İran’ın önünde ciddi engeller var.
Anlaşmanın teknik detayları açıklanmadığı için bazı kaynakların ileri sürdüğü rakamların doğru olup olmadığı veya iş birliğinin askeri boyutunun ne derecede olduğu gibi konular belirsizliğini koruyor.
2021 yılının ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre iki ülke ticaretinde artış yönlü bir eğilim göze çarpmaktadır.
ABD yaptırımları ve Nükleer Anlaşma çıkmazı, İran’ı Çin’e yaklaştırırken son yıllarda Çin lehine değişen küresel ekonomik rekabet de Çin’i İran’a yöneltmiştir.