Haber Analiz

Myanmar ile ilgili BM Genel Kurulundaki oylamada İran ve Rusya’nın sergilediği tutum, bu ülkelerin kendi ulusal çıkarları için çizdikleri yol haritası ekseninde şekillenmiştir.

İran’ı yakından takip edenler açısından bazı dış güçlerin mevcut rejimini değiştirme hayalleri gütmesi kadar, ülkede her an patlamaya neden olabilecek toplumsal şikayetlerin varlığı da aşikardır.

Meşhed’de başlayan ve ardından İran’ın diğer şehirlerine yayılan protesto gösterileri ülke içinde ve dışında tartışılmaya devam ediyor.

İran'da eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yargıya yönelik sert ithamları, maruz kaldığı muameleyi bir çeşit mağduriyet olarak sunmayı hedefleyen siyasi bir strateji olarak değerlendirilebilir.

Rusya, Ortadoğu’da aktif rol üstlenerek bölgenin kilit aktörlerinden biri olmaya çalışmaktadır.

Mevcut ABD yönetiminin İran’a karşı tutumunun Obama döneminden hayli farklı olacağını bilen İranlı yetkililer, uzun süredir muhtemel senaryolar üzerinde çalışıyorlar.

Muhafazakâr “Müstakillin-i Velâyi Fraksiyonu” başkanlık heyeti üyesi ve Meclis İç Tüzük Oluşturma Komisyonu Başkanı İzzetullah Yusufiyan yaptığı açıklamalar sistem tartışmasını yeniden hararetlendirdi.

4 Ekim 2017’de Tahran’a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin iktisadi münasebetlerinin geliştirilmesi amacıyla bazı somut adımlar atılması gerektiğini söylemiştir.

Türkiye, Rusya ile Suriye krizi üzerinden geniş boyutlu güvenlik ve savunma iş birliğine gitmeye başlarken, İran hususunda daha ihtiyatlı olsa da benzer bir süreç takip edilmektedir.

Yaşanan son gelişmelerin iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırmasıyla birlikte İran basının Erdoğan ve Türkiye karşıtı sert söylemini değiştirdiği görülmektedir.

Trump’ın kazanmasıyla birlikte İran ile P5+1 arasında imzalanan nükleer anlaşma yeniden tartışma konusu olmaya başladı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) referandum kararı alması uluslararası politikanın önemli gündem maddelerinden biri hâline geldi.