İran gibi drone, füze ve insansız sistemlerle düzenlediği saldırılarla ön plana çıkan büyük bir kapasite, Körfez’in en küçük ülkelerinden biri olan BAE’yi bu endişesini giderecek çözüm arayışlarına sevk etmekte.
İran’ın Çabahar Limanına yönelik planları da dikkate alındığında önümüzdeki süreçte Sistan ve Beluçistan’daki gelişmelerin daha önemli boyutlar kazanacağı söylenebilir.
Karabağ Savaşı’nın ortaya çıkardığı yeni jeopolitik durumun, toprak sorunlarını çözmenin yollarını arayan Gürcistan’ın iç siyasetini de etkileyeceği söylenebilir.
Güney Kore ile görüşmeleri yürüten İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, serbest bırakılan fonun miktarı ve mekanizması ile ilgili Güney Kore ile anlaşmaya varıldığını söyledi.
Biden yönetiminden İran’a yönelik herhangi bir olumlu açıklama gelmemişken Yeni Delhi’nin İran’a ekipman teslimatı yapması, Çabahar Limanı Projesi’ni geliştirmedeki istekliliğini göstermektedir.
Dinî gerekçelerle ortaya konan planın asıl hedefleri arasında, Akdeniz’e ulaşmak ve Türkiye ile Sünni Araplar arasında bir bariyer oluşturmak olduğu söylenebilir.
İran’ın gerek bölgede yürüttüğü faaliyetler gerekse de İran içindeki siyasi gelişmeler Biden yönetimi ile İran arasındaki ilişkilerin doğasına ve yönüne etki edecektir.
Son Karabağ olaylarında süreç dışında kalan ve bunu telafi etmenin arayışında olan İran, tüm stratejisini Türkiye’yle rekabet üzerine kurmaktadır.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
İran, geçtiğimiz yıl boyunca ABD karşısında sahip olduğunu düşündüğü ve bizzat Süleymani’nin de defalarca kez ifade ettiği askerî caydırıcılığa sahip olmadığını zor yoldan fark etti.
Tankerin alıkonulmasında görünür sebep olarak çevre kirliliği yarattığı belirtilse de Tahran’ın bu eyleminin arkasındaki gerçek amaç, bloke edilmiş parasının serbest bırakılmasını sağlamaktır.
Haf-Herat demir yolu bağlantısıyla birlikte İran-Afganistan ticari ilişkilerinin artması beklenmektedir.