Esed Rejimi ve Rusya’nın saldırıları artarsa Soçi Anlaşması ve Astana müzakereleri anlamsız kalacaktır.
Gelinen aşamadan sonra ABD’nin geri adım atması İran’ı bölgesel politikaları konusunda daha cüretkâr yapabilir.
ABD'nin bölgeye 120 bin kişilik güç gönderme planları yaptığına ilişkin haber yalanlansa da, Trump’ın gerekirse bundan daha büyük bir güç göndermekte tereddüt etmeyeceklerini açıklaması, askeri çatışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
İran ve Rusya, kısa vadeli hedefleri olan Esed’i rejimin başında tutmayı ve muhalifleri mağlup etmeyi başarmışsa da iki ülkenin Suriye’deki orta vadeli hedefleri birbirine ters düşmektedir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü ilan ederek onu zayıflatmayı amaçlamış, DMO üzerinden de İran’ı yalnızlaştırarak bölgedeki etkisini kırmayı hedeflemiştir.
Trump’ın son hamlesi artık uluslararası ilişkilerde güç politikasının öne çıktığı, güçlünün haklı olabileceği ve uluslararası bağlayıcılığı olan kararlara rağmen toprak elde etmenin meşru sayılabileceği şeklinde yorumlanabilir.
Türkiye ile İran arasında bölgesel güvenlik sorunları ekseninde gelişen yakınlaşma Ankara-Washington hattında sorunlara neden olsa da Türkiye, Tahran’la askerî ilişkilerinin derinleşmesinin faydalı olacağını düşünmektedir.
Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.
Cezayir Anlaşması’nın gündeme gelmesi ve İran-Irak ilişkilerinin pekişmesi, ABD’ye karşı sembolik bir mesaj niteliğindedir.
İran ile İsrail arasındaki sözlü atışmalara rağmen İranlı ve İsrailli yetkililer tarafından yapılan son açıklamalar, her iki tarafın da Suriye’de doğrudan bir askerî çatışmaya girmenin olası riskinin bilincinde olduğunu göstermektedir.
Esed’in Tahran ziyareti ve İran makamlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, şu aşamada İran’a ait kuvvetlerin Suriye’den çıkma niyetinde olmadığını ve bilakis Esed’in ülkesindeki İran varlığını desteklediğini gösteriyor.