Suudi Arabistan Şiileri, İran ve Suudi Arabistan’ın ideolojik meseleleri arasında sıkışmış durumdadır.
İran’ın Şiileştirme politikası, Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelere açtığı kültür merkezleri ile Şiiliğin yaygınlaştırılmasını hedeflemiş, bu merkezleri “İslami tebliğin” önemli bir aracı hâline getirmiştir.
Protestolar Şii yoğunluklu şehirlerde patlak vermesine rağmen mezhepsel öfkeyi değil mezhepleri veya etnik kökenleri de aşan genel bir öfkeyi yansıtmaktaydı.
İran’da ana dili öğretimine ilişkin tartışmaların kısa vadede sonuçlanmayacağı kesinse de Yüksek İdari Mahkemenin verdiği karar vatandaşlık hukuku açısından oldukça önemli ve anlamlı bir kazanımdır.
Koronavirüs salgınından dolayı İran İslami Şûra Meclisinin tatil olduğu dikkate alındığında önümüzdeki günlerde “Hükm-i Hükûmeti” kararları çoğalacaktır.
İran’da gelinen noktada ülkede binlerce vatandaşın virüse yakalanmasının sorumluğunu üzerine alan olmadığı gibi salgının nereye evrileceği de belirsiz.
Virüse karşı alınacak önlemlere bakıldığında kilometrelerce yolu büyük oranda yürüyerek geçen düzensiz göçmenlerin virüsü kapma ve taşıma konusunda en riskli gruplardan biri olduğunu söyleyebiliriz.
Sınırların tek taraflı kapatılması, İran-Türkiye ilişkilerine çok yönlü zarar verse de Türkiye’nin toplum sağlığını öncelediği görülmektedir.
27 Şubat’ta, ABD'nin yaptırımlarına takılmadan İran'a gıda, ilaç ve diğer insani yardımların gönderilmesine izin veren İsviçre ödeme mekanizması resmen yürürlüğe girdi.
Sadr, 2020’li yılların başında pragmatist bir hamleyle daha fazla siyasi güç elde etmek amacıyla yıllardır muhalefet ettiği İran destekli gruplarla siyasi bir anlaşma zeminine imza attı.
İran sporu bir taraftan yaptırımlardan kaynaklı ekonomik güçlükler diğer taraftan ise siyasi tecrit sebebiyle hâlihazırda uluslararası arenaya açılmakta zorlanmaktadır.
İran ihmaller ve eksiklikler nedeniyle tıpkı Aralık 2019’da yaşanan grip salgınında olduğu gibi korona salgını krizini de yönetmede başarısız olduğunu göstermiştir.