İran’ın, Irak’taki hâkim gücüne darbe vurmak Trump’ın son haftalarını geçirdiği seçim kampanyasında kendi lehine bir durum olabilir.
Lübnan önümüzdeki süreçte huzur ve istikrara kavuşamayacaktır. Bu durum Suriye'deki gelişmeleri de etkileyecektir.
Haşimi, resmî kaynaklardan elde ettiği bilgilere dayanarak Hizbullah’ın Irak’ta bulunan uzantıları aracılığıyla Irak’tan yıllık 300 milyon dolarlık bir kazanç elde ettiğini ileri sürmekteydi.
Mustafa Kazımi başkumandan olarak düzenlediği uyarı niteliğindeki son operasyonla kendisine meydan okuyan grupları saha içinde ilk kez hedef alabileceğini gösterdi.
Son gözaltı olaylarıyla düne kadar özel kalem müdürünü seçmede zorlanan bir Başbakan yerine çok daha muktedir bir Mustafa Kazımi figürü ortaya çıkmış durumdadır.
Ulus devlete ve ulus ötesi siyasi hedeflere yapılan vurgular uzun vadede Mustafa Kazımi ve İran destekli milislerinin çatışan hedeflerini temsil ediyor.
Iraklı protestocular Kazımi hükûmetine isteklerini yerine getirmesi için bir ay süre verdi.
ABD ve İran'ın birbiriyle çatışan beklentileri ve İran yanlısı milis grupların Kazımi’ye güvenmedikleri gerçeği ilerleyen süreçte Kazımi’nin önünde ciddi engeller olarak duruyor.
İran gerilimi artırmaktan yana olan tarafmış gibi gözükse de Tahran’ın asıl amacı mevcut statükoyu önümüzdeki ABD seçimlerine kadar muhafaza etmektir.
ABD'nin Irak'taki güçlerini yeniden yapılandırması yeni sorulara yol açtı: ABD, İran destekli milis yapılanmalara yönelik bir saldırı hazırlığında mı, yoksa daha uzun vadeli bir askeri-siyasi strateji mi izliyor?
Adnan Zurfi’nin hükûmet kurma süreci, ABD-İran gerilimini etkileyecek yeni bir belirleyici faktör olarak ortaya çıktı.
Tahran yönetiminin dikkate almadığı tek değişken Trump’ın koronavirüs salgını öncesi koşullarda İran’la bir savaş başlatmak istemediği varsayımıdır.