Arama Sonuçları: " Nükleer Anlaşma"

Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan Avrupa üçlüsü, geçtiğimiz dört yıl boyunca izlediği pasif tavrını terk ederek yeni dönemde İran meselesinde daha önemli bir rol üstlenme çabasındadır.

Fahrizade suikastının ilk somut neticesi, Nükleer Anlaşma’nın kaderini belirleme kapasitesine sahip Kanun’un onaylanması olmuştur.

Demokrat yönetimin, İran’ın füze teknolojisi ya da bölgesel etkinliği konusundaki tutumu en az Cumhuriyetçiler kadar hassasken aynı zamanda insan hakları gibi konuları da gündemlerine alacakları düşünülüyor.

Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.

Nükleer Anlaşma, getirdiği tüm kısıtlamalara rağmen İran’ın nükleer programının uluslararası düzeyde tanınması anlamı taşımaktadır.

Zarif’in Meclise çağrılarak milletvekillerine açıklamalarda bulunması, İran’ın hem ülke içinde hem de uluslararası alanda kritik bir süreçte olduğu dönemde gerçekleşti.

Tahran yönetimi, Joe Biden’ın ABD başkanlığı olasılığına daha temkinli hazırlanmalıdır.

ABD’nin İran’a 2015 yılından beri uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını önlemeye ilişkin çabasında kararlı olduğu görülüyor.

Avrupa her ne kadar Tetik Mekanizması ile İran’ı sıkıştırmayı hedeflese de birtakım yapıcı adımlar da atmaktadır.

Yapılan görüşmede birçok dışişleri bakanının ortak kanaati Nükleer Anlaşma’ya İran ile birlikte bağlı kalmak oldu.

İran 5 Ocak Pazar günü, nükleer faaliyetlerine yönelik kısıtlayıcı tüm taahhütlerini askıya aldığını duyurdu.