Tarihteki birçok kırılma noktasına baktığımızda koronavirüs salgının yalnızca var olan süreçleri hızlandırmasına neden olacağı öngörülebilir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 15 Ocak 2020’de Rusya Anayasası’nda düzenleme yapılması teklifinde bulunması ülkede yeni bir sistem tartışması başlattı.
1398 yılı, İran dış politikası açısından Tahran-Washington gerginliğiyle başlayıp bu gerginliğin pek çok sahada İran’ın dış politika tasarruflarına yansıdığı bir yıl oldu.
Zarif, mart ayının ilk günlerinde İran ve halkının diğer ülkelerden farklı olarak “ekonomik terörizm” gölgesinde koronavirüs ile mücadele ettiğini belirtti.
İran’daki salgın genişledikçe “maksimum baskı” stratejisine muhalefetin artacağında şüphe yok. Ancak bu muhalefetin tam da seçim arifesinde Trump’ın tutumunu değiştirmeye yetip yetmeyeceği belirsiz.
Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.
Koronavirüs salgını, etkili olduğu ülkelerin ekonomilerinde de ciddi tahribata yol açıyor. Birçok ülke salgından etkilenen sektörler için yardım paketleri açıklarken, ekonomisi zaten kırılgan olan İran, IMF'ye borç başvurusunda bulundu.
OPEC+ ülkelerinin petrol üretim kesintisi ile ilgili uzlaşamamaları özelde Basra Körfezi’nde genelde Orta Doğu’da ekonomik, siyasi ve jeopolitik sonuçlar doğuracaktır.
Pentagon tarafından 9 Mart Pazartesi günü yapılan açıklamada, Taliban ile imzalanan anlaşma kapsamında, Afganistan’daki Amerikan güçlerinin çekilmeye başladığı ifade edildi.
Türkiye’nin Moskova ve Şam’ı barışa zorlaması, Suriye içi aktörleri olduğu gibi Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki aktörlerin de politik tercihlerini etkiledi.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın, Suriye’deki jeopolitik denklemlerde köşeye sıkıştığı görülmektedir.