Marib şehrinde bulunan kabileler arasında ikilik yaratarak şehri düşürmeyi deneyen Husiler, bu girişimde başarılı olamadığı gibi aşiretlerin daha da kenetlenmesine yol açmıştır.
Menendez’in, KOEP karşıtı bir tavır sergilerken Dağlık Karabağ konusunda Türkiye ve Azerbaycan karşıtı bir tutumla İran’daki Fars milliyetçileri ile paralellik göstermesi dikkat çekicidir.
ABD, Afganistan’dan çekildikten sonra Taliban ve bölgeye yönelik stratejilerinde, Körfez müttefiklerinin kesintisiz desteğini almayı hedefliyor.
Japonya, Orta Doğu’da ABD-Çin rekabetini fırsata çevirerek İran, İsrail ve Irak gibi bölge ülkeleri ile iş birliğini artırmaya çalışmaktadır.
Irak’ın, Afganistan benzeri bir rotaya evrilmesi, ABD’nin Çin’e karşı yürüteceği stratejik yarışta çıkarına olmayacaktır.
Biden’ın, Irak’taki ABD askerî birliklerinin geri çekileceğine yönelik açıklaması, mevcut durumla tezatlık gösteriyor.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
Afganistan’ın dünyaya açılan tek kapısı konumundaki Kabil Havalimanı, ülkedeki diplomatik misyonların faaliyete devam edebilmesi için hayati önemde.
Hindistan’ın; “İran-Çin 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması”ndan endişe duyduğu için İran ile olan ilişkilerini yeni hükûmet döneminde hızlı bir şekilde düzeltmeye çalışması öngörülüyor.
Yeni Cumhurbaşkanı Reisi, ülke ekonomisinin yönetiminde muhafazakâr kanadın ekonomik görüşü olan direniş ekonomisi doktrinlerini uygulayacak.
Rusya’nın İran’a vereceği iddia edilen “uydu teknolojisi” söylentilerini uydurma olarak niteleyen Putin, Suriye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan muhalif konumundaki halka insani yardım sağlanan sınır geçidinin kapatılacağını belirtti.
Viyana görüşmeleri devam ederken Birleşik Krallık, olası yeni bir nükleer anlaşmayla İran’la sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekonomik ilişki hedefliyor.