İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran güvenlik güçleri ve Kürt militanları arasında aniden bir “diyalog sürecinin” başlatılması pek çok soru işaretine yol açtı.
Adil Abdülmehdi’nin entegrasyon kararnamesi, devlet otoritesinin yeniden sağlanması ve ulus-altı aidiyetlerin siyasal ve ekonomik anlamda belirleyiciliğinin önlenmesi sürecinde sadece bir aşamadır.
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
Körfez'de yaşanabilecek bir ABD-İran savaşının hem Tahran hem de Washington için olumsuz neticeleri olacağından, böyle bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu söyleyebiliriz.
Saldırı yerinin İran Devrim Muhafızları'na ait donanma üssünün bulunduğu Cask Limanı’na yakın olması ve Shinzo Abe’nin Tahran ziyaretiyle saldırının eş zamanlılığı dikkatleri İran’ın üzerine çevirdi.
Abe’nin ziyaretinden ciddi bir sonuç elde edilememesi, ABD-İran gerginliğinin devam edeceği anlamına gelmektedir.
Nükleer anlaşma başarısız olursa İran uluslararası bir izolasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
ABD Başkanı Trump’ın Mayıs 2018’de İran ile 5+1 ülkeleri arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle İran’ın nükleer faaliyetleri yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.