İran geçtiğimiz yıllarda donanma kabiliyetlerini artırmak amacıyla daha modern sürat tekneleri geliştirmeye çalışmıştır.
Hizbullah-İran ilişkileri her ne kadar salt “raison d’État (Ulusal Çıkar)” temelli bir ilişki olsa da “Direniş Ekseni” kavramıyla, üstün bir amaca hizmet eden “kutsal ittifakın” bir parçası gibi manevi değerler ve söylemler üzerinden tanımlanmaktadır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın Esed ısrarı, Suriye’deki konumunu kaybetme ve Hizbullah ile olan irtibat hattının kesilme korkusundan kaynaklanıyor. İran Esed’in gitmesiyle bölgesel etkisinin zayıflayacağından endişe ediyor.
Kiyan Halkası müesses nizamın benimsediği siyasi ve dinî akımdan uzaklaşarak Devrim’in ikinci on yılında entelektüel bir dönüşümle liberal eğilimlerin etkisi altında hareket etmiştir.
İran basınında yer alan Türkiye’ye ilişkin söylemlerdeki değişimin ne kadar sistematik ve kalıcı ya da ne kadar devlet içi faktörlerden kaynaklı geçici bir durum olduğu henüz bilinmiyor.
2004 ve 2020 Meclis Seçimleri radikallerin dönüşünü sağlamakla birlikte siyasal sistemin meşruiyetinin sorgulanmasını da beraberinde getirmiştir.
Salgının ülkedeki toplumsal sorunlara çarpan etkisi yaratmaması adına Tahran yönetimini, önümüzdeki günlerde sadece ekonomik ve politik olarak değil sosyopolitik açıdan da zor bir sınav bekliyor.
Tahran yönetimi, Joe Biden’ın ABD başkanlığı olasılığına daha temkinli hazırlanmalıdır.
Direniş Cephesi kendisini Devrim ve Devrim Rehberi’nin en sadık takipçisi olarak görmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın Kovid-19 döneminde küresel siber etkinliğini artırdığı görülüyor. Bu dönemde ABD, İsrail gibi devletlerin yanı sıra DSÖ gibi uluslararası kuruluşlar da İran kaynaklı siber saldırıların hedefi oldu.