Avrupa bir bütün olarak aynı duruşu sergileyebilecek mi yoksa bazı Avrupa ülkeleri ABD’yi haklı bulup İran yaptırımlarına katılacak mı soruları bu 60 günlük süre içerisinde cevap bulacaktır.
İranlı yetkililerin verdikleri rakamların doğru olup olmaması bir yana söz konusu yetkilerce mültecilerin nükleer anlaşma çerçevesinde bir pazarlık veya tehdit unsuru olarak öne sürülmesi ne etik ne de gerçekçidir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran zamanın aleyhine işlediğini bildiği için söz konusu süreci belki de ötesini edilgen bir şekilde beklemeyecektir. Yine de ABD’yi zorlamak için atacağı adımlarda oldukça dikkatli davranması gerekmektedir.
İran’ın nükleer anlaşmadan doğan iki sorumluluğunu yerine getirmeyeceğini açıklaması anlaşmadan çekilmesinin başlangıcı olarak nitelendirilebilir.
Uygulanan yaptırımlara İran ne kadar dayanabilir bilinmez ancak bu yaptırımların Türkiye’ye olan maliyeti hiç de azımsanmayacak düzeyde.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
1397 yılının başlarında Nükleer Anlaşma ile ilgili belirsizlik giderek artmış ve bu belirsizliklerin İran ekonomisine olumsuz etkilerinin ilk sinyalleri gelmeye başlamıştır.
Devrim Rehberi Hamenei önümüzdeki süreçte yaşanabilecek gelişmeleri hesaba katarak ülkenin siyasi, idari ve askerî otoritelerinde birtakım değişikliklere gitmiştir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Orta-uzun vadeli tarihsel devamlılıklar ve seçim sonrasındaki siyasal gündeme bakıldığında İsrail’in İran’a yönelik sıcak bir hamle yapma ihtimali oldukça zayıf görünmektedir.
Trump yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu kararı, büyük bir adım olsa da ABD’nin İran stratejisinin nihai amacı belirsizliğini koruyor.