İran hem faili bulmak hem de kendini aklamak için sorumluları delilleriyle birlikte ortaya çıkarmak zorundadır.
Osmanlı Meşrutiyeti’nden (1876) beri Türkiye’deki siyasi, kültürel ve sosyal gelişmeleri takip eden İranlı aydınlar günümüzde de Türk Edebiyatını ve dolayısıyla Türkiye’deki kültürel hayatı yakından takip etmektedir.
Rejimin son yıllarda giderek artan bir şekilde sorgulanması, siyasi otoritenin başta Devrim Rehberi’nin Kutsal Savunma Sinemasını yeniden canlandırılmasını istemesine neden olmuştur.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hamenei’nin oğlu dâhil onun yakın çevresine yaptığı ithamlarla önemli bir siyasi risk alan Serefrâz da Ahmediejad’la aynı kaderi paylaşmaya aday gözükmektedir.
ABD ile İran arasında farklı alanlarda süren gerilim tırmanmaya devam ediyor ve mevcut manzaraya bakılırsa ufukta İran’ı daha çetin bir süreç bekliyor.
İranlı yetkililerin ABD’nin fiili bir askeri saldırıya girişmeyeceği yönünde özgüvenlerinin olduğu görülüyor. Ne var ki, fiili savaş olsun ya da olmasın ülkenin siyasal alandaki daralması sürecek.
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
Çin faktörü, Pakistan - İran ilişkilerinin gelecekte takip edeceği seyirde son derece önemlidir. CPEC'in uygulanması ABD'nin etkisini azaltacak ve iki devleti daha da yakınlaştıracaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Gelinen aşamadan sonra ABD’nin geri adım atması İran’ı bölgesel politikaları konusunda daha cüretkâr yapabilir.