İran’ın önümüzdeki dönemde izleyeceği temel politika, bir taraftan bölgesel güvenlik mekanizmalarının gelişmesini destekleyen söylemini sürdürürken diğer taraftan bu yeni yapının kendisine karşı kapalı bir blok hâline gelmesini önlemeye çalışmak olacaktır.
İran’da yeni dini liderin Mücteba Hamaney seçilmesiyle birlikte yeni bir dönem başladı. Atacağı adımlar onun liderliğinin “şekli” mi yoksa “gerçek” mi olduğunu gösterecek.
Gerilimin düşürülmesi, Moskova’nın çıkarlarına açık biçimde hizmet etmektedir zira bir askerî çatışma, komşu bölgelerde istikrarsızlaşma riskini artıracak ve dikkat ile kaynakları diğer öncelik alanlarından uzaklaştıracaktır.
Moskova, Tahran’da statükonun korunmasını alternatifsiz bir senaryo olarak görmektedir. Zira İran’da Batı yanlısı bir yönetimin iş başına gelmesi, Rusya’nın bölgedeki projeleri için varoluşsal riskler doğuracaktır.
Laricani’nin Riyad ziyareti, İran-Suudi Arabistan ilişkilerinin ileriye taşınması açısından önemli bir adım olmakla birlikte ikili ilişkilerdeki yapısal engeller varlığını sürdürmektedir.
“Çin’in “müdahalesizlik” söylemi ile küresel jeopolitik gerçeklikler arasındaki gerilim, günümüz konjonktüründe Çin’i bir çıkmaz sokağa sürüklemiş gibi görünmektedir.”