Kürt sorununu başta Türkiye olmak üzere “başkalarının sorunu” şeklinde lanse etmeye çalışan ve bu minvalde istikrarlı bir söylem ve strateji izleyen Tahran yönetiminin söz konusu çizgiden ayrılması beklenmemektedir.
Ruhani'nin Necef’te Kerbela ziyareti sonrası Ayetullah Sistani ile görüşmesi, İran içine ve uluslararası siyasal arenaya mesajlar taşımasından dolayı ziyaretin en ses getiren kısmı olarak öne çıktı.
Cezayir Anlaşması’nın gündeme gelmesi ve İran-Irak ilişkilerinin pekişmesi, ABD’ye karşı sembolik bir mesaj niteliğindedir.
Kürtlerin ABD’nin Ortadoğu politikaları için zaman zaman işlevsel hâle geldiği fakat vazgeçilebilir olduğu görülmektedir.
Türkiye, Rusya ile Suriye krizi üzerinden geniş boyutlu güvenlik ve savunma iş birliğine gitmeye başlarken, İran hususunda daha ihtiyatlı olsa da benzer bir süreç takip edilmektedir.
Referandum ile ilgili temel sorulardan bir tanesi bölge ülkelerinin ve büyük güçlerin karşı çıkmasına rağmen Barzani yönetiminin ısrarının arkasında yatan nedendir.
Geçen yüzyıla bakıldığında İran ile Irak Kürtleri’nin ortak düşmanları Bağdat’a karşı müttefik oldukları görülür.