İran’ın; Irak Kürt bölgesine yönelik saldırıları doğrudan üstlenmesi ve asimetrik saldırılarla birlikte konvansiyonel eğilimlere yönelmesi, İran güvenlik doktrininde meydana gelen mecburi değişimlere işaret etmektedir.
İran S/İHA’ları Rusya için birçok açıdan avantajlı olsa da İran S/İHA’larının Ukrayna sahasına girmesi; İran’ın, S/İHA tedarik pazarındaki rekabet arayışını görünür kılmaktadır.
İran-İsrail gölge savaşları bölgesel gerilimi tırmandırırken İsrail, “Ahtapot Doktrini” dâhilinde İran içindeki operasyonlarının temposunu artırıyor.
DMO Komutanı Albay Seyid Hüdayi’ye düzenlenen suikast, İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarındaki hedeflerinin niteliğinde değişime işaret etmektedir.
“Devrim sonrası asimetrik harp kapasitesini geliştirmeye odaklanan İran, bu kapasitesini direniş ekseni politikası gibi bölgesel projeksiyonlarında kullanırken aynı zamanda ekonomik bir kazanca dönüştürmek istemektedir.”
İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’ın sürpriz Bahreyn ziyareti, İbrahim Anlaşmaları sonrası İran’a karşı kurulan bölgesel güvenlik kompleksini güçlendirmektedir.
BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
Seçimler sonrası Irak’ta artan gerilim, Kazımi’ye suikast girişimiyle yeni bir seviyeye taşındı.
Tenef Üssü’ne yapılan drone saldırısı, hedef alınan ABD üssünün, hava savunma zafiyetini akıllara getirirken İsrail’in, Suriye’ye yönelik son saldırılarına karşı gelişen bir reaksiyon olarak okunabilir.
Kazımi’nin yeniden seçilme motivasyonuyla birlikte Irak, diplomasinin ağır bastığı yeni bölgesel bağlamda uzlaştırıcı ve ara bulucu ülke olma rolünü güçlendirmeye çalışmaktadır.
Bağdat Zirvesi’nden de anlaşılacağı üzere İran’ın yeni dönem dış politika hedef ve önceliklerinde ekonomik iş birlikleri ve komşularla iyi ilişkiler belirleyici bir rol oynuyor.