Hurşit Dingil

Avrupalı esirlerin tutulduğu yer olarak da bilinen İran’daki Evin Hapishanesinin kamera görüntülerinin sızdırılması, Mercer Street krizi etkisinde gelişmiş olabilir.

İran aleyhine duraksayan Viyana görüşmeleri, Irak ve Suriye’deki ABD askerî varlığına karşı son zamanlarda artış gösteren roket ve drone saldırılarını açıklayabilir.

Seçimler sonrası Haşdi Şabi’nin Irak’ta askerî geçit töreni düzenlemesi, Hamas ve Hizbullah liderlerinin Lübnan’da görüşmesi direniş ekseninin yeni dönem İran dış politikasında önemsendiğini göstermektedir.

Her ne kadar Rus yapımı Kanopus-V keşif ve gözlem uydusu sivil maksatlar için üretilse de bazı modifikasyonlar yapılarak askerî maksatlara uygun hâle getirilebilir.

CENTCOM Komutanı General McKenzie’nin “Kore Savaşı’ndan bu yana ilk defa hava üstünlüğünün olmadığı bir sahada operasyon sürdürüyoruz.” ifadesi, İran’ın hava harp kapasitesini anlamak adına önemlidir.

İran’ın, İsrail’e son saldırısıyla balistik füzelerinin gerçek bir İsrail hava savunma sistemi karşısındaki performansına dair ilk kez somut ve önemli bir veri elde edildi.

Çin’in hızlı bir şekilde İran’la imzaladığı Kapsamlı İş Birliği Anlaşması, Büyük Güç Rekabeti’nin Orta Doğu’daki en belirgin sonuçlarından birisi olarak kabul edilebilir.

İran-İsrail arasında devam eden gerilimin sivil alanlara kayması; seçim odaklı siyasi kazançlar, misilleme, çift kullanımlı bileşenler ya da parçalar üzerine şekillenen motivasyonlar üzerinden anlaşılabilir.

İran gibi drone, füze ve insansız sistemlerle düzenlediği saldırılarla ön plana çıkan büyük bir kapasite, Körfez’in en küçük ülkelerinden biri olan BAE’yi bu endişesini giderecek çözüm arayışlarına sevk etmekte.

Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.

İran, Avrupa’da düzenlediği örtülü operasyonlarla hükûmet karşıtlarını hedef alırken diğer yandan Esedi davasının görülmesi, İran'a bir mesaj niteliği taşımaktadır.

Değişimin evrildiği yeni dönem, üç büyük kutup olan ABD, Çin ve Rusya ekseninde şekillenen Büyük Güçler Rekabeti dönemi olarak adlandırılmaya başlandı.