Süreci yönetirken ekonomik sorunlarla toplum sağlığı arasında sürdürülebilir bir denge bulmaya çalışan Tahran yönetimi, salgın başladığından beri arzuladığı “devlet-millet eş güdümünü” bulamadı.
Yeni dönemde de ABD-İran gerginliği Irak siyasetinde rol oynamaya devam edecek ve bu gerilimin seyri Irak’ı da doğrudan etkileyecektir.
Alkol zehirlenmesinden kaynaklanan ölümlerin, koronavirüs salgını sonucu yaşanan ölümlerle birlikte düşünüldüğünde İran'ın son zamanlardaki can kaybı faturasını daha ağır bir hâle getirdiği ortadadır.
Suriye, yabancı milislerin giriş çıkışları ve sağlık altyapılarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle yakın zamanda salgının yoğun olduğu ülkeler listesinin başına geçebilir.
Koronavirüs salgını, etkili olduğu ülkelerin ekonomilerinde de ciddi tahribata yol açıyor. Birçok ülke salgından etkilenen sektörler için yardım paketleri açıklarken, ekonomisi zaten kırılgan olan İran, IMF'ye borç başvurusunda bulundu.
27 Şubat’ta, ABD'nin yaptırımlarına takılmadan İran'a gıda, ilaç ve diğer insani yardımların gönderilmesine izin veren İsviçre ödeme mekanizması resmen yürürlüğe girdi.
İran'ın böylesi tehlikeli bir hastalık konusunda neden gerekli tedbirleri almadığı ve gerçekleri kamuoyu ile paylaşmadığı hususunda farklı gerekçeler zikredilebilir.
İran’da son dönemlerde ambargonun da etkisiyle doktor göçünün hızlı bir ivme kazandığı ve bir kriz hâline dönüştüğü söylenebilir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Geçtiğimiz Hafta İran Basınında Öne Çıkan Haberler