“Nükleer bir İran” Moskova’nın çıkarlarıyla çelişiyor olabilir ancak “İran’ın nükleerleşmesi tehdidi”, Rusya’nın Batı’ya karşı kaldıraç olarak kullanabildiği bir kriz yaratmıştır.
Umman Denizi'nde Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki jeopolitik konumu ile Cask Limanı; ekonomi, enerji güvenliği ve askerî-güvenlik açısından İran için stratejik önem taşımaktadır.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme amacıyla başlatmış olduğu savaş, başta güvenlik alanında olmak üzere siyasi ve ekonomik alanda İran için bazı fırsatlar yaratmış durumdadır.
Karun’dan su transfer projelerinin durdurulmaması ve su kaynakları yönetiminin daha çok lobilere ve etnik çıkarlara dayanması, Huzistan’ın hidropolitiğini daha girift bir hâle getirmektedir.
Ağustos 2021’de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan İbrahim Reisi’nin 7 aylık dönemdeki enflasyon oranı ortalaması %38 oldu.
İran ve Katar arasındaki ilişkilerin bir ayağını Viyana görüşmeleriyle ilintili konular, diğerini Rusya ve Avrupa arasındaki krizden kısa süreli avantaj sağlama arzusu oluşturmaktadır.
Viyana anlaşması İran içi güç dengelerini etkileyecek olmasına rağmen asıl etkisi bölgesel politikalar konusunda olabilir.
Afganistan’da çok önemli maden yatakları bulunmaktadır ve bu madenlerin değerinin 3 trilyon dolar olduğu tahmin edilmektedir.
BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
İran’da; kuraklık, ağır ekonomik şartlar ve artan nüfusla beraber kaynak kıtlığının belirginleşmesi; orta vadede İran’da büyük kitleleri harekete geçirebilir.
Reisi ve taraftarları, Doğu’ya yönelik adımları ülkenin dış politikası için stratejik bir başarı olarak görürken muhalif cephe bu gelişmelere karşı eleştirilerini artırdı.