Namaki’nin uluslararası kurum ve kuruluşlara yazdığı iki mektup ve İHİÖ’nün raporu dikkate alındığında, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar ülkede insanlık krizine neden olabilir.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
İran’ın 2020 yılında bölgede “vekil güçler” kullanarak güvenlik stratejisini sürdürme olasılığı yüksek ancak Hürmüz Boğazı’nı ablukaya almayı şu aşamada göze alamaz.
İran, ulusal ve uluslararası ekonomik ve politik birçok sorunla mücadele ederken çevresel felaketlerin yıkıcı sonuçlarıyla da karşı karşıya kalmıştır.
ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Afganistan’ı doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.
İran’daki krizlerin yönetilebilmesi İran devlet aklının rasyonel yönünün ve bu yöndeki kadroların etkinlik kazanmasına bağlıdır.
Nasrallah, Süleymani’nin yokluğunda ve Haşdi Şabi’nin ciddi yara aldığı bu dönemde bölge siyasetine ve özellikle Irak’a daha fazla müdahil olacağını göstermiş oldu.
Orta Doğu’da artan gerginlik ve risk algısı, petrol tankerleri sigorta primlerini artırarak enerji sektöründe beklenmedik tehditlere sebep olmaktadır.
Yapılan görüşmede birçok dışişleri bakanının ortak kanaati Nükleer Anlaşma’ya İran ile birlikte bağlı kalmak oldu.
Hamenei’nin konuşmasına bakıldığında konuşma, yaşanan hadiselerden sonra beklenenin aksine oldukça normal ve olağan bir çerçevede gerçekleşti.
Tahran yönetiminin halkın refahı için harcanması beklenen 200 milyon avroyu Kudüs Gücü’ne aktarması, ABD karşısında İran’ın, savunma alanında elinde bulundurduğu bütün kaynaklara ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
Türkiye, son dönemlerde Irak’ta ABD-İran arasında yaşanan açık çatışmadan rahatsızlık duymaktadır.