Genç ve hizbullahi parlamento, doğal olarak mevcut Ruhani hükûmetini, iktidarının son bir buçuk yılında daha da zayıflatacaktır.
Tek bir olay, halkı devletle karşı karşıya getirmeye yetmeyeceği gibi halkı seferber etmeye de yetmeyecektir.
Nasrallah, Süleymani’nin yokluğunda ve Haşdi Şabi’nin ciddi yara aldığı bu dönemde bölge siyasetine ve özellikle Irak’a daha fazla müdahil olacağını göstermiş oldu.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Türkiye, son dönemlerde Irak’ta ABD-İran arasında yaşanan açık çatışmadan rahatsızlık duymaktadır.
Anlaşılan o ki İran, Kasım Süleymani’nin ölümüyle başlayacak yeni evrede, Türkiye’nin dostluğuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır.
Nasrallah konuşmasında “dönüm noktası” olarak tanımladığı saldırıdan tüm bölgenin etkileneceğini ve artık bu saldırıyla birlikte yeni bir siyasi evreye geçildiğini vurguladı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran yönetimi böyle bir saldırıyı beklemese de olayın ilk şokunu atlattıktan sonra saldırıya uygun bir şekilde karşılık vereceği yönünde bir şüphe bulunmuyor.
ABD'nin İran'ın bölgesel yayılma stratejisinin merkezindeki isim Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi liderlerini hedef alan saldırısı, oyunun kuralarını tamamen değiştirecek bir adım.
Irak’ın içinde bulunduğu sosyopolitik krizi daha derinleştireceğe benzeyen bu saldırının diğer bir etkisi de hâlihazırda devam eden protesto gösterileri üzerinde görüleceğe benziyor.
Tahran’dan Hizbullah’a 2017 senesine kadar yılda 200-350 milyon dolar aktarıldığı ve ABD yaptırımları nedeniyle bu desteğin aynı ölçekte sürdürülemediği belirtilmektedir.