İran gazeteleri geçtiğimiz hafta; Pelosi’nin ABD-Çin gerilimini tetikleyen Tayland ziyareti, Sadr yanlılarının Irak’taki kaosu derinleştiren gösterileri, Zevahiri’nin öldürülmesi ve yeniden başlayan nükleer müzakereleri manşete taşımıştır.
Zevahiri’nin saklandığı Afganistan’da öldürülmesi, Taliban’ın içerisindeki rekabetin boyutlarını gözler önüne sermenin yanında örgütün başta ABD olmak üzere uluslararası toplumla ilişkilerinin geleceğini tehlikeye atmıştır.
İran ve Suudi Arabistan arasındaki köklü anlaşmazlıklar dikkate alındığında henüz olgunlaşmamış bu görüşmelerin büyük bir uzlaşıyla sonuçlanma ihtimali düşüktür.
Türkiye’nin, Suriye’deki muhtemel bir operasyonuna karşı İran’dan üst perdeden gelen açıklamalar, Türkiye açısından caydırıcı olmaktan ziyade iki ülke arasındaki güven zeminini aşındırıyor.
Rus finansal sistemleri çerçevesinde, İran ile Rusya arasındaki bankacılık ve finansal iş birliği, iki ülkeye yönelik Batı yaptırımlarını baypas etmek için bir fırsat sağlayacaktır.
Erdoğan’ın Tahran ziyareti ve üçlü zirveyi mercek altına alan İran basını, Rusya-İran iş birliği ve dostluğunu vurgularken Erdoğan’a yönelik nahoş bir üslupla Türkiye’yi hedef almıştır.
Tahran, resmi seviyede Türkiye'nin terör örgütü PKK ile olan mücadelesine destek veriyor ancak pratikte farklı angajmanlara girebiliyor.
İran S/İHA’ları Rusya için birçok açıdan avantajlı olsa da İran S/İHA’larının Ukrayna sahasına girmesi; İran’ın, S/İHA tedarik pazarındaki rekabet arayışını görünür kılmaktadır.
Geçtiğimiz hafta İran basınının gündemini, bölgedeki yoğun diplomasi trafiğinin yanında sonuçsuz kalan Doha’daki nükleer müzakereler meşgul etmiştir.
Doha’da iki gün süren müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından taraflar, söz konusu başarısızlığın sebebi olarak birbirlerini suçlamaktadır.
Sadr Hareketi’ne bağlı milletvekillerinin istifasıyla birlikte, Sistani’nin siyasal düzen zarar görmeden reform yapılmasını öngören projesinin çöktüğünü belirtmek mümkündür.
NATO Stratejik Konsepti, Rusya ve İran’ı ötekileştirirken iki ülke de bu baskıya karşı jeopolitik konumlarını avantaja çevirme arzusuyla Hazar Zirvesi’ne katılmıştır.