İran-ABD gerilimi, 40 yılın muhtemel bir “nihai tırmanışı” ve son dönemde birbirini izleyen “yanlış muhasebeler” yüzünden açık bir savaşı kaçınılmaz hale getirebilir.
İran 5 Ocak Pazar günü, nükleer faaliyetlerine yönelik kısıtlayıcı tüm taahhütlerini askıya aldığını duyurdu.
Kasım ayı protestolarında Hamenei’nin almış olduğu sert tavırlar eleştirilmesine yol açmıştır. Bu dönemde Hamenei’yi ilgilendiren bir ses kaydının gündeme gelmesi onun üzerindeki baskıları arttıracaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Trump, Tahran-Washington arasındaki problemlere esaslı bir çözüm getirmekten ziyade başkanlık seçimleri öncesi önemli bir dış politika başarısı elde etmeye çalışmaktadır.
Son haftalarda onlarca kişinin ölümüne yol açan grip vakalarının, hava kirliliğinin etkisiyle daha çok artması İran halkının önümüzdeki günlerde karşılaşabileceği önemli sağlık sorunlarından biridir.
Dişmuk’taki kadın intiharlarını, toplumun kadınlara yönelik yaklaşımına karşı bir protesto ve kadının kendi yokluğuyla toplumu cezalandırma eylemi olarak okumak mümkündür.
Esed, komite faaliyetleri kendi yararına olduğu müddetçe uyum sağlayacak ve istemediği istikamette ilerlediğini anladığında önünü tıkayacaktır.
Şeriat sistemi üzerine kurulu olan İran İslam Cumhuriyeti, ideolojik tarihî dönüm noktalarını günümüz koşullarına uygun bir biçimde yorumlayıp bunları çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır.
Tahran’dan Hizbullah’a 2017 senesine kadar yılda 200-350 milyon dolar aktarıldığı ve ABD yaptırımları nedeniyle bu desteğin aynı ölçekte sürdürülemediği belirtilmektedir.
Cemil Said Bey, İran tarihindeki kırılma noktalarından birini teşkil eden Meşrutiyet Hareketi’ni, yer yer Osmanlılarla mukayese ederek bilinçli bir devlet adamı gözüyle aktarmıştır.