ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.
İran ve Katar arasındaki ilişkilerin bir ayağını Viyana görüşmeleriyle ilintili konular, diğerini Rusya ve Avrupa arasındaki krizden kısa süreli avantaj sağlama arzusu oluşturmaktadır.
Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile İran arasındaki iş birliği, İran nükleer krizinin çözümünde önemli bir adım olarak görülebilir.
Sistani’den sonra yerine geçmek için ismi konuşulan tüm adaylar arasında en çok öne çıkan isim Erivani’dir.
ABD ve İran, gerilimlerin azaltılmasına karşılıklı olarak ihtiyaç duyuyor. Viyana’da gerçekleşecek olan önümüzdeki KOEP müzakerelerine tedbirli bir iyimserlikle yaklaşılabilir.
Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.
İran Merkez Bankasının “Tahran’da Konut Piyasasındaki Gelişmeler” adlı raporundan derlenen verilere göre geçen yıla göre konut fiyatları %33,08 artarken işlem hacmi %32,60 oranında azaldı.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.
Söz konusu ziyaretin ve varılan uzlaşının, bu hafta gerçekleşen UAEA Yönetim Kurulu toplantısında İran’a karşı atılacak aleyhte bir adımı engellediği söylenebilir.
ABD yaptırımları ve koronavirüse rağmen İran’daki milyoner sayısındaki artış küresel ortalamanın üzerindedir.