Hizbullah-İran ilişkileri her ne kadar salt “raison d’État (Ulusal Çıkar)” temelli bir ilişki olsa da “Direniş Ekseni” kavramıyla, üstün bir amaca hizmet eden “kutsal ittifakın” bir parçası gibi manevi değerler ve söylemler üzerinden tanımlanmaktadır.
Biyo-güvenlik alanında öncü rol üstlenen organ, kurumsal kabiliyet ve yeterlilikler ile devlet yapısı ve biyo-güvenlik gereklilikleri arasındaki ihtilaflar; bu sürecin epey zorlu olacağını göstermektedir.
İran’ın gıda ihtiyacını sağlayan ve petrol-dışı ihracatın kayda değer kısmını oluşturan tarım ve gıda sektörü koronavirüs salgını nedeniyle çeşitli problemlerle karşı karşıya.
PKK/PYD-YPG'nin kontrol ettiği alanlarda bir “devlet” mekanizması kimliğine sahip olma çabası bu terör örgütünün biyolojik eylem gerçekleştirme olasılığını zayıflatmaktadır.
Koronavirüsün iklim değişikliğinin bir sonucu olup olmadığı henüz kesin olarak bilinmemekle beraber, uzun vadede iklim değişikliği eylem planı için bir tehdit olabileceği düşünülüyor.
Gerçek şu ki dünya koronavirüs krizinden sonra artık eskisi gibi olmayacak.
BAE, Bahreyn, S. Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt fosil enerji zengini olarak biliniyor ancak bu ülkeler kısa vadede çok önemli sorunlarla yüzleşmek zorunda.
İran, ulusal ve uluslararası ekonomik ve politik birçok sorunla mücadele ederken çevresel felaketlerin yıkıcı sonuçlarıyla da karşı karşıya kalmıştır.
ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Afganistan’ı doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
İslam Cumhuriyeti ile Batı arasındaki husumetin arttığı mevcut koşullarda, Doğu ülkeleri İran’ın geleceğinde büyük önem arz etmektedir.
İran’da yaşanan derin ekonomik kriz, sosyo-politik hoşnutsuzluklar ve iç siyasetteki gerilimler İran’ın siyasi ve sosyal alanda kırılgan bir iklime çekilmesine neden olmaktadır.