Netanyahu’nun yeniden İsrail başbakanı seçilmesi, değişen bölgesel şartlarda İran dosyası başta olmak üzere muhtelif bölgesel güvenlik konularında İsrail’in ABD’ye rağmen otonom davranışlarını yeniden gündeme getirebilir.
Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı savunma arayışındaki yaklaşımı; bu ülkenin, İran’ın on yıllardır yürüttüğü asimetrik savunma konusundaki stratejiyi örnek alabileceğinin ilk işaretleri olarak yorumlanabilir.
İran’da gösteriler devam ederken bölgesel anlamda yükselen gerilimler ve bilhassa son yaşanan Albay Davud Caferi suikastı, gölge savaşlarının yeniden başladığına işaret etmektedir.
Asimetrik ve hibrit yapılı yükselen tehditler, Ukrayna Savaşı’nın seyrini değiştirebilecek etkiye sahip olabilir.
Emini protestoları ve protestolara karşı yönetime destek yürüyüşlerinin yanında İran’ın Kuzey Irak operasyonu, Rıdvan adlı yeni balistik füzenin sergilenmesi ve DYTK’ye yeni üyelerin atanması irdelenmiştir.
İran S/İHA’ları Rusya için birçok açıdan avantajlı olsa da İran S/İHA’larının Ukrayna sahasına girmesi; İran’ın, S/İHA tedarik pazarındaki rekabet arayışını görünür kılmaktadır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.
BAE saldırıları, asimetrik tehditlerin ne derecede ilerlediğine açık bir örnek oluştururken hava savunma sistemlerinin işlevselliği konusu bir kez daha gündeme gelmiştir.
Tenef Üssü’ne yapılan drone saldırısı, hedef alınan ABD üssünün, hava savunma zafiyetini akıllara getirirken İsrail’in, Suriye’ye yönelik son saldırılarına karşı gelişen bir reaksiyon olarak okunabilir.
ABD, Afganistan’dan çekildikten sonra Taliban ve bölgeye yönelik stratejilerinde, Körfez müttefiklerinin kesintisiz desteğini almayı hedefliyor.
Suudi Arabistan’ın, Pakistan ile ilişkilerini iyileştirmeye çalışması sadece iki ülke arasındaki değerlerle ilgili değil aynı zamanda Riyad’ın diğer ülkelere yönelik değişen tutumuyla da yakından bağlantılıdır.