Suriye’de birbiriyle savaşmış iki silahlı örgüt DEAŞ ile Fatimiyyun Tugayları'nın Afganistan'da son günlerde gündeme gelmesi, ülkenin mezhep eksenli savaşların yeni adresi olacağı endişelerine yol açıyor.
İran’ın terör örgütlerinin tümüne yönelik olarak aynı stratejik hamleleri uygulaması, terörizme sebep olan farklı etkenlerin net bir biçimde analiz edilmesini engellemektedir.
ABD ve İran'ın birbiriyle çatışan beklentileri ve İran yanlısı milis grupların Kazımi’ye güvenmedikleri gerçeği ilerleyen süreçte Kazımi’nin önünde ciddi engeller olarak duruyor.
Yeni dönemde de ABD-İran gerginliği Irak siyasetinde rol oynamaya devam edecek ve bu gerilimin seyri Irak’ı da doğrudan etkileyecektir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran bir yandan zayıf noktası olan Körfez’deki hava savunma altyapısını geliştirirken diğer yandan da taarruz kabiliyetini artırmak amacıyla bir askerî teknoloji hamlesi yürütüyor.
Ekim 2007’de başlayan İran-FATF ilişkisi dalgalı bir süreçten geçmiş 21 Şubat 2020 tarihinde gri listede yer alan ülkenin kara listeye alınmasıyla durumlar bir hayli çıkmaza girmeye başlamıştır.
İran’da koronavirüs salgını meclisin savaş durumunda dahi ara vermediği yasama faaliyetlerini geçici bir süre askıya almasına ve Devrim Rehberi'nin bazı programlarının iptaline neden olmuştur.
Körfez, stratejik konumu nedeniyle gerek Şah rejimi gerekse de mevcut yönetim tarafından özel bir hassasiyete sahip olagelmiştir.
ABD’nin İran’a 2015 yılından beri uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını önlemeye ilişkin çabasında kararlı olduğu görülüyor.
Türbe Milislerinin bugüne kadar almış olduğu askerî-siyasi konumlanmanın ve ayrılış sürecinin Ayetullah Ali Sistani’nin vizyonunu yansıtmış olduğu görülmektedir.
Koronavirüs krizinin Tahran yönetimini kendi iç sorunlarına daha fazla yoğunlaştıracağı varsayılırken, İran’ın bölgedeki tehditkâr ve agresif davranışları daha fazla arttı.