Görüş

Rusya, Türkiye’yle eş güdüm içinde olmadan şimdiki konumuna erişemezdi. Bu nedenle Rusya, Suriye’de önemli bir aktör olan Türkiye’yi görmezden gelemeyeceğini unutmamalıdır.

1971’de bağımsızlığını tanıyıp hukuki açıdan Bahreyn’de hak iddiasında bulunamayan İran, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiileri mobilize ederek Şii bir yönetimin iktidara gelmesini amaçlamaktadır.

Her ne kadar seçimlere katılım düşük olacaksa da 11. Dönem Meclisi İran’ın siyasal yaşamında oldukça önemli bir rol ifa edeceğe benziyor.

Moskova ve Şam’ın İdlib taarruzu, Süleymani’nin ölümünden sonra geçen 40 günde Kudüs Gücü’nün neredeyse tüm görev alanlarında eski etkinliğini sürdüremeyen İran’a güç gösterisi için önemli bir alan açtı.

İran’ın pazar günü saat 18:45 civarında İmam Humeyni Uzay Üssü’nden uzaya gönderdiği Zafer-1 uydusu yörüngeye oturma aşamasında başarısız oldu.

Parlamento seçimlerinde yaşanacak muhtemel bir boykot, İran’da teokratik yönetimin meşruluğunu farklı bir tartışma boyutuna taşıyacaktır.

İdlib meselesiyle ilgili kararlar, Tahran’da değil Ankara ile Moskova hattında verilmektedir.

Tıpkı İran'ın demokratik bir biçimde seçilen Musaddık hükûmetine karşı düzenlenen Ağustos 1953 Darbesi gibi Ocak 2020 de İranlıların kolektif hafızasından silinmeyecektir.

Tarihî ortak kültürel mirasa sahip bir girift yapı olan Türk-İran ilişkilerinde -özellikle tarihî ve edebî şahsiyetler gibi- paylaşılamayan konularda Farslaştırma politikalarına başvurulduğu görülmektedir.

Süleymani’nin yerine başka bir komutanın ikame edilemeyeceğinin farkında olan Hamenei, Kudüs Gücü’nde yeni bir komuta konsepti şekillendirmeye çalışmaktadır.

Irak'taki hükümet karşıtı gösterilerden desteğini çeken Şii lider Mukteda Sadr'ın manevraları, Irak'taki siyasi süreçleri yönetme sürecinde kendi metodlarını dayatmak istediğinin göstergesi.

Tahran yönetimi NPT’den çekilmenin olası ağır sonuçlarının farkındadır.