Görüş

Suriye’de onuncu yılına giren iç savaşta aktörlerin sayısı değiştiği gibi bundan sonraki dönemde de yeni aktörlerin katılması bazılarının da geri çekilmesi muhtemeldir.

Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.

Cumhurbaşkanı Salih'in, Zurfi'yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi Irak siyasetini hareketlendirdi. Kürt, Sünni ve bazı Şii politikacılar karara itiraz etmezken, mecliste İran destekli Şii bloklar karara şiddetli tepki gösteriyor.

Suriye, yabancı milislerin giriş çıkışları ve sağlık altyapılarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle yakın zamanda salgının yoğun olduğu ülkeler listesinin başına geçebilir.

Suudi Arabistan Şiileri, İran ve Suudi Arabistan’ın ideolojik meseleleri arasında sıkışmış durumdadır.

İran’ın Şiileştirme politikası, Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelere açtığı kültür merkezleri ile Şiiliğin yaygınlaştırılmasını hedeflemiş, bu merkezleri “İslami tebliğin” önemli bir aracı hâline getirmiştir.

Protestolar Şii yoğunluklu şehirlerde patlak vermesine rağmen mezhepsel öfkeyi değil mezhepleri veya etnik kökenleri de aşan genel bir öfkeyi yansıtmaktaydı.

Koronavirüs salgını, etkili olduğu ülkelerin ekonomilerinde de ciddi tahribata yol açıyor. Birçok ülke salgından etkilenen sektörler için yardım paketleri açıklarken, ekonomisi zaten kırılgan olan İran, IMF'ye borç başvurusunda bulundu.

İran tansiyonu artırarak ABD’yi savaş gibi ortak bir riske maruz bırakmaya, korkutmaya ve geri adım attırmaya çalışmaktadır.

OPEC+ ülkelerinin petrol üretim kesintisi ile ilgili uzlaşamamaları özelde Basra Körfezi’nde genelde Orta Doğu’da ekonomik, siyasi ve jeopolitik sonuçlar doğuracaktır.

İran’ın koronavirüs salgını karşısında oluşturduğu kriz yönetim masası vaktinde oluşturulmadığı ve önleyici tedbirleri işletemediği gibi sonrasında yaşanan süreçleri de kontrol etmeyi başaramadı.

Koronavirüs salgınından dolayı İran İslami Şûra Meclisinin tatil olduğu dikkate alındığında önümüzdeki günlerde “Hükm-i Hükûmeti” kararları çoğalacaktır.