Mustafa Kazımi başkumandan olarak düzenlediği uyarı niteliğindeki son operasyonla kendisine meydan okuyan grupları saha içinde ilk kez hedef alabileceğini gösterdi.
Son gözaltı olaylarıyla düne kadar özel kalem müdürünü seçmede zorlanan bir Başbakan yerine çok daha muktedir bir Mustafa Kazımi figürü ortaya çıkmış durumdadır.
Cumhuriyetçiler tarafından sunulan yasa tasarısı “maksimum baskı” kampanyasını genişleterek İran’a karşı şimdiye kadarki en zorlu yaptırımları öneriyor.
İran’ın Suriye’deki güçlü alan hâkimiyeti Moskova’nın Batı ve Körfez merkezli yatırımları çekmek için Suriye’de oluşturmaya çalıştığı istikrar ortamını tehdit etmektedir.
Ulus devlete ve ulus ötesi siyasi hedeflere yapılan vurgular uzun vadede Mustafa Kazımi ve İran destekli milislerinin çatışan hedeflerini temsil ediyor.
Hizbullah-İran ilişkileri her ne kadar salt “raison d’État (Ulusal Çıkar)” temelli bir ilişki olsa da “Direniş Ekseni” kavramıyla, üstün bir amaca hizmet eden “kutsal ittifakın” bir parçası gibi manevi değerler ve söylemler üzerinden tanımlanmaktadır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın Esed ısrarı, Suriye’deki konumunu kaybetme ve Hizbullah ile olan irtibat hattının kesilme korkusundan kaynaklanıyor. İran Esed’in gitmesiyle bölgesel etkisinin zayıflayacağından endişe ediyor.
Salgının ülkedeki toplumsal sorunlara çarpan etkisi yaratmaması adına Tahran yönetimini, önümüzdeki günlerde sadece ekonomik ve politik olarak değil sosyopolitik açıdan da zor bir sınav bekliyor.
ABD yaptırımlarının nedeni olarak açıklanan İran'ın davranışlarının değişmesi hedefi şu an itibarıyla tamamen gerçekleşmemiş olsa da bu konuda birtakım değişikliklerin yaşandığı gözlerden kaçmıyor.
ABD’nin benzer araçlarla baskı altına aldığı İran ve Venezuela yaptırımları etkisiz kılacak çözüm yolu arayışına girmiştir.
Iraklı protestocular Kazımi hükûmetine isteklerini yerine getirmesi için bir ay süre verdi.