İran Nükleer Anlaşması’nın geleceği hakkında Viyana’da başlayan diplomasi trafiğine en büyük muhalefeti, 2022 ABD Senato Ara Seçimlerini kaybetmek istemeyen Demokratlar ve Cumhuriyetçiler gösterecektir.
Her ne kadar Musaddık hükûmetine karşı yapılan 1953 Darbesi önemli olsa da yakın tarihli bu Darbe, İran tarihinin ilk darbesi değildir.
Türkiye, bulunduğu konum ve uluslararası ilişkileri nedeniyle Afganistan barış sürecine katkı sağlayabilecek tüm niteliklere sahiptir.
ABD, Afganistan sorununu bölgesel ve uluslararası aktörlerden oluşan Birleşmiş Milletler destekli bir platforma havale etmek istiyor.
Rusya, Orta Doğu’daki sorunların çözümü için İran’dan ziyade Arap ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor.
ABD liderliğindeki uluslararası güçlerin Afganistan’daki savaşının neredeyse 20. yılını geride bıraktığı bugünlerde, ülke yeni bir kanlı iç savaşın arifesinde bulunuyor.
Irak’taki ABD askerlerinin artırılmasının tartışıldığı dönemde, İran ve Suudi Arabistan rekabeti Irak sahasında devam edecektir.
Tüm belirsizliklere rağmen 2021’de ortalama petrol fiyatının varil başına 45-60 dolar arasında değişeceği öngörüsü, uzmanlar arasında geniş kabul görmektedir.
Biden yönetiminin zihninde, 2015’te imzalanan anlaşmaya dönülmesinden çok, İran’ın bölgesel politikalarının ve füze teknolojisinin de parçası olduğu daha kapsamlı bir anlaşma bulunduğunu söylemek mümkün.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
Biden’ın Nükleer Anlaşma’ya dönmesini bekleyen Tahran, Taliban üzerinden Afganistan meselesinde de kilit aktörlerden biri olduğu mesajını vermek istiyor.
İran Nükleer Anlaşması’nın (KOEP) geleceği ABD Senatosunun çekincelerinin giderilmesine bağlı olacak.