İran ve ABD arasında 1998 Dünya Kupası’nda birçok dış gerilimin gölgesinde gerçekleşen futbol maçının ardından ülkeler, Katar 2022 Dünya Kupası’nda tekrar karşı karşıya geliyor.
Devletin mali yükünü azaltması beklenen özelleştirmenin, İran’da bir trajediye dönüştüğü söylenebilir.
Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.
İran’dan sporcu göçü, henüz yüksek seviyede olmasa da yükseliş seyrinde olup en fazla tekvando, satranç, güreş, judo ve jimnastik gibi branşlarda görülmektedir.
İran, Ukrayna Savaşı nedeniyle Rusya’nın Batı tarafından izole edilmesini, ilişkileri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak görmektedir.
İran basını, nükleer müzakerelerde nihai anlaşmaya varma konusunda iyimser bir tablo çizse de bazı muhafazakâr gazeteler, ideolojik ve radikal zeminde süreci eleştirmektedir.
Türkoloji araştırmalarının yanı sıra yayıncılık ve eğitim faaliyetleriyle de tanınan Sadik’ten geriye, ders verdiği pek çok öğrenci ve yayımladığı 300 kadar çalışması kaldı.
Modern dönem Fars şiirinde klasik şiir kalıpları ile şiir yazan bir şair olarak adını tarihe yazdıran Huşeng İbtihac vefat etti.
Din adamlarının ülkenin en ücra köyüne kadar ulaşabilme gücüne ve yapısına sahip olması, kitleleri harekete geçirme konusunda onlar için büyük bir fırsat olmuştur.
İran gazeteleri geçtiğimiz hafta; Pelosi’nin ABD-Çin gerilimini tetikleyen Tayland ziyareti, Sadr yanlılarının Irak’taki kaosu derinleştiren gösterileri, Zevahiri’nin öldürülmesi ve yeniden başlayan nükleer müzakereleri manşete taşımıştır.
İran basınında geçtiğimiz hafta, Duhok’ta Türkiye’ye karşı yürütülen kirli operasyonun yanında ülke genelinde yaşanan sel felaketi ve %95’i kuruyan Urmiye Gölü irdelenmiştir.
İsrail’in gösterdiği agresiflik ve diğer gelişmeler alt alta konulduğunda İran’ın nükleer silah yapmaya oldukça yaklaştığını söylemek mümkündür.