Türkiye’nin sınıraşan sular üzerindeki baraj faaliyetlerini “kabul edilemez” olarak nitelendiren İran, ciddi ithamlar üzerinden Türkiye’ye yönelik bir kamuoyu algısı yaratmaya çalışmaktadır.
Ses kaydı, muhafazakârların kendi içerisindeki iktidar mücadelesini açığa çıkarırken Kudüs Gücünün finansal desteğinin teminini ve Kalibaf’ın bundaki rolünü açıkça ortaya koymuştur.
İran, Türkiye’nin son dönemdeki diplomatik hareketliliğini yakından takip ediyor. Özellikle Karabağ Savaşı’ndan beri Türkiye karşıtı söylemlerini artıran basın ve yetkililer, İsrail ile yakınlaşma, Kaşıkçı davası dosyasının Suudi Arabistan’a gönderilmesi
İmran Han'ın parlamentoda yapılan güven oylaması sonucunda görevden alınmasının ardından Pakistan Müslüman Birliği'nin (PML-N) lideri Şahbaz Şerif, mecliste yapılan oylama neticesinde Pakistan’ın 23. başbakanı olarak seçildi.
Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.
Ukrayna’nın Rusya açısından yeni bir Afganistan olup olmayacağı konusunda asıl bakılması gereken unsurlar benzerliklerden ziyade iki işgal arasındaki farklılıklardır.
Reisi hükûmeti, İran’ın orta ve uzun vadede ülke politikalarının izleğini sunması bakımından önem atfedilen 200 günü geride bıraktı.
İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan analizlerin, Rusya-Ukrayna arasındaki sorunları; tarihsel, psikolojik ve ideolojik boyutlarıyla değil, genel olarak reelpolitik boyutuyla ele aldığı görülmektedir.
Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.
İran ile diğer ülkeler karşılaştırıldığında, İran’da beyaz yakalıların ücretlerinin oldukça düşük olduğu anlaşılmaktadır.
ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.