İran’da yaşanan su sorunu, çevresel endişelerin ötesine geçen ve ulusal güvenlik düzeyine ulaşan derin bir sorun haline gelmiştir.
Yüksek enflasyon, genç işsizliği ve altyapı için gerekli devasa finansman ihtiyacı, Tahran’ın dış politikasını “ekonomik oksijen” arayışına bağımlı kılmaktadır. Ancak bu oksijen kanalları artık çok daha sınırlıdır. İran, yakın vadede büyük stratejik reviz
Mevcut göstergeler, İran’ın NPT’den çekilmenin ağır maliyetlerini karşılayacak bütüncül bir hazırlık sergilemediğini düşündürmektedir. Bu nedenle İran’ın gerçekten NPT’den çekilmesi ihtimali, mevcut koşullarda sanıldığı kadar güçlü görünmemektedir.
İran’daki tartışmalar şu soruya odaklanmaktadır: Tahran’ın tepkisi sembolik bir karşı adımla mı sınırlı kalacak, yoksa somut siyasi, diplomatik ve hukuki sonuçlar doğuracak bir sürece mi dönüşecektir?
12 günlük çatışma sonunda gerçekçi, ölçülebilir ve sahaya dayalı bir tehdit değerlendirmesinin esas alınmaması, İran’ı mevcut güvenlik mimarisiyle gelecekte daha büyük kırılganlıklara sürükleyebilir.
İsrail, hava kuvvetlerinin teknolojik üstünlüğü, hassas güdümlü mühimmat envanteri ve gelişmiş istihbarat/izleme sistemleri sayesinde İran’ın nükleer ve füze altyapısına büyük zarar verirken; İran ise kitlesel dron ve füze saldırılarıyla doğrudan misillem
Saldırılar sonrasında İran, saldırı öncesine göre nükleer silaha erişim kapasitesine teknik olarak uzak olsa da irade olarak daha yakın olduğu söylenebilir.
İsrail saldırılarının kısa vadeli seyrinde İran’ın askerî ve diplomatik manevraları önemli rol oynayacak olsa da kriz sonrası aşamada çatışmanın İran toplumunda yarattığı travma ve sorgulama belirleyici olacaktır.
Etiyopya ile imzalanan bu mutabakat zaptıyla İran, Afrika kıtasında uzun süredir izlediği dolaylı etki politikasını geride bırakarak doğrudan, resmî ve kurumsal bir iş birliği modeline geçiş yapmıştır.