ABD’nin yaptırımlarının olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla İran, son derece önemli bir entegre projeyi geçtiğimiz günlerde devreye soktu.
İktisadi meseleler, varoşlaşma, ekolojik meseleler ve bu meselelerden kaynaklanan diğer sorunlar çözümsüz kaldıkça protestolar şiddetlenerek devam edecektir.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
İran aleyhine duraksayan Viyana görüşmeleri, Irak ve Suriye’deki ABD askerî varlığına karşı son zamanlarda artış gösteren roket ve drone saldırılarını açıklayabilir.
ABD yaptırımları ve koronavirüse rağmen İran’daki milyoner sayısındaki artış küresel ortalamanın üzerindedir.
Afganistan’da çatışmaların artmasıyla ve yabancı güçlerin Afganistan’dan tamamen çekilmesine az bir süre kala Tahran’da sürpriz Afganlar arası barış görüşmesi gerçekleştirildi.
Körfez’deki dengeler açısından İran-Suudi Arabistan ilişkileri büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Suudi Arabistan ve BAE arasında çıkan kriz, Reisi için bir fırsat niteliğindedir.
Rusya Enerji Bakanı Shulginov’ın, İran'ın Moskova Büyükelçisi Celali ile 2 Temmuz’da yaptığı görüşme; Rusya’nın, mevcut iş birliği çerçevesini ve mekanizmasını Reisi Dönemi’nde genişletmeyi hedeflediğini göstermektedir.
Seçimler sonrası Haşdi Şabi’nin Irak’ta askerî geçit töreni düzenlemesi, Hamas ve Hizbullah liderlerinin Lübnan’da görüşmesi direniş ekseninin yeni dönem İran dış politikasında önemsendiğini göstermektedir.
Düşük yağışların da etkisiyle İran’da kuraklık sorunu şiddetini artırırken sorunun tarım ve hayvancılık gibi sektörlere yansımaları ülkedeki ekonomik sorunları giderek derinleştirmektedir.
Afganistan’ın dünyaya açılan tek kapısı konumundaki Kabil Havalimanı, ülkedeki diplomatik misyonların faaliyete devam edebilmesi için hayati önemde.
Reisi’nin; ekonomik zorlukların çözümü, halk-devlet ilişkisinin onarımı ve 1988 idamlarına yönelik açıklamaları müesses nizam açısından değerlendirildiğinde İran iç güvenlik politikasının yönü saptanabilmektedir.