İnternet bağlantısının kesilmesi nedeniyle yaklaşık 10 milyon İranlının işletmesinin risk altında olduğu ve İran'ın GSYH'sinin yaklaşık %7'sinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söylenebilir.
İki düşman, bir bölgesel rakip ve uzak mesafedeki bir dosttan oluşan I2U2 koalisyonu; İran için olumlu bir haber değildir ve hoş olmayan sonuçlar doğuracağı söylenebilir.
İran’da devrim ve sonrası sürece bakıldığında, toplumsal fay hatlarının halen hareketine devam ettiğini ileri sürmek yanlış olmaz. Daha önceden on senede bir gerçekleşen toplumsal protestoların aralığının sıklaştığı ve 2-3 yılda bir gerçekleştiği görülüyo
ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi İran ile aralarındaki ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.
İran Meclisinde hâlihazırda bekleyen bir yasa taslağından anlaşıldığı üzere ülke genelindeki göçmenlerin idaresinden sorumlu olacak “Ulusal Göç Kurumu” isimli bir merkezî yapının kurulacağı öngörülmektedir.
Ürdün’ün, İran’a diyalog çağrısı yaparak ikili ilişkileri güçlendirmek istediğini belirtmesinin hemen akabinde İran’ın Ürdün’le sağlık konusunda iş birliğine gitmek istemesi, tesadüfen gelişmiş bir konu değildir.
İran'ın, Ukrayna krizi sırasında Rusya ile Güney Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin genişlemesinde “köprü” rolü oynadığı söylenebilir.
İran’da göçün en yüksek olduğu dönemler, büyük siyasi çalkantılar sonrası olurken yakın vadede göçün en fazla yaşandığı dönemlerden biri, 2009 protestoları sonrası yaşanmıştır.
Asimetrik ve hibrit yapılı yükselen tehditler, Ukrayna Savaşı’nın seyrini değiştirebilecek etkiye sahip olabilir.
İran gazetelerinde geçtiğimiz hafta, genel itibarıyla son protestolar kapsamında yaşanan gelişmelerin ele alındığı görülmektedir.
Geçmişte İran-Avrupa arasında Rüşdi meselesi ve Mikonos suikastı kriz yaratmışsa da Avrupa, tercihini diplomasiden yana kullanmıştır. Bugün de Nükleer Anlaşma’yı kurtarmak amacıyla benzer bir eğilimdedir.
Müesses nizam, mevcut politikalarından ödün vermemekte kararlı gözükmekte ve şahlık rejiminin gösterdiği zaafın sistemin devrilmesine mal olduğu deneyiminden yola çıkarak bu kararlılığını sürdüreceğinin altını çizmektedir.