İran’da başta alüminyum ve çelik olmak üzere metal üretiminde ciddi bir artış gözlemlenmektedir.
İran, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinden bu yana gerek söylemde gerekse BM’de yapılan oylamalarda Rusya’yı destekleyen ülkelerden biri olarak ön plana çıktı.
Viyana görüşmeleriyle yaptırımlar üzerindeki denetim gevşese de son aylarda İran, petrol ticaretini sürdürmek amacıyla takas mekanizmasını kullanmaktadır.
Direniş Cephesi, ileriye dönük siyasi hesapları doğrultusunda nükleer dosya özelinde Reisi hükûmetine karşı eleştirilerini artırmaktadır.
Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.
Söz konusu koridor, İran’ın Basra Körfezi’ndeki Bender Abbas Limanını, Azerbaycan toprakları üzerinden Gürcistan’ın Karadeniz’deki Batum Limanına bağlayacaktır.
Modern Fars edebiyatının önemli isimlerinden olan Rıza Beraheni, İran’da Türkçeye yönelik baskılara karşı son dönemlerde yaptığı eleştiriler nedeniyle İran milliyetçisi çevrelerce sert saldırılara maruz kalmıştı.
Reisi hükûmeti, İran’ın orta ve uzun vadede ülke politikalarının izleğini sunması bakımından önem atfedilen 200 günü geride bıraktı.
“Birleşik Krallık’ın uzun süre İran’ın taleplerine karşı direnmesine rağmen sonunda takasa rıza göstermesi, büyük olasılıkla Viyana görüşmeleriyle alakalıdır.”
İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan analizlerin, Rusya-Ukrayna arasındaki sorunları; tarihsel, psikolojik ve ideolojik boyutlarıyla değil, genel olarak reelpolitik boyutuyla ele aldığı görülmektedir.
Birçok uzman savaş nedeniyle riske giren Rus kaynaklarına alternatif olarak İran doğal gazını vurgulasa da böyle bir durum gerçekçi değil.
Abdullahiyan, İran’ın Rusya ile ilişkilerinin geliştirilmesi sürecinin, uluslararası gelişmeler ve Viyana’daki görüşmelerin sonucundan bağımsız olarak devam edeceğini belirtti.