İsrail’in gösterdiği agresiflik ve diğer gelişmeler alt alta konulduğunda İran’ın nükleer silah yapmaya oldukça yaklaştığını söylemek mümkündür.
İran’da zorunlu örtünmeye dair kamusal alandaki uygulamalar, toplumsal bir gerilim alanı olarak günden güne belirginleşiyor.
İran ve Suudi Arabistan arasındaki köklü anlaşmazlıklar dikkate alındığında henüz olgunlaşmamış bu görüşmelerin büyük bir uzlaşıyla sonuçlanma ihtimali düşüktür.
Geçtiğimiz hafta İran basınının gündemini, bölgedeki yoğun diplomasi trafiğinin yanında sonuçsuz kalan Doha’daki nükleer müzakereler meşgul etmiştir.
İran-İsrail arasında sabotaj ve suikastların arttığı süreçte üst düzey bir figürün görevden alınması, İran basınının gündemini meşgul ettiği kadar ülkedeki güvenlik zafiyeti tartışmalarına da ivme kazandırmıştır.
Uzun yıllardan bu yana ABD’deki çeşitli üniversitelerde Fars Edebiyatı, Arap Edebiyatı ve İslami ilimler sahasında dersler veren Mehdevi-yi Damgani, 96 yaşında ABD’de vefat etti.
Riyad’ın, İran’ın Suriye’de savaştırdığı Pakistanlı militanları Husi saflarında savaşmak üzere Yemen’e göndereceğini iddia ederek Pakistan’a bu konuda sert adımlar atması için baskı yaptığı iddia edilmektedir.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme amacıyla başlatmış olduğu savaş, başta güvenlik alanında olmak üzere siyasi ve ekonomik alanda İran için bazı fırsatlar yaratmış durumdadır.
Saldırıdan sonra bir DMO komutanının “Pakistan’da askerî operasyonlar yürütmeye hazır gruplarının olduğunu” söylediği görüntüler, saldırganların İran’da konuşlandıkları iddialarını güçlendirdi.
İdeolojik birçok farklılıklara ve anlaşmazlığa rağmen İran ile Taliban’ın, bazı ortak sorunlar sebebiyle çatışmadan ziyade iş birliği yaptıkları gözlemlenmektedir.
Pezeşkzad’ın ölümüyle İran edebiyatı; siyasi, tarihî ve toplumsal alanlardaki bilgilerini mizah teknikleriyle kullanarak üstün eserler meydana getiren bir yazarı kaybetti.