Rusya ve Minsk Grubu, Dağlık Karabağ’daki işgalin sona ermesi için bir çözüm bulamazsa ateşkes anlamını kaybedeceği gibi Türkiye’nin dâhil olduğu yeni bir görüşme sürecine de ihtiyaç artacaktır.
Rusya’nın tarafsız kalma politikası giderek zayıflıyor. Azerbaycan’ın askerî operasyonları ve Türkiye’nin politikası Rusya’yı çözüm masasına oturmaya zorluyor.
Rus heyetinin Şam ziyaretinin ana hedefi, Rusya’nın Suriye’deki varlığını ve etkisini doğrudan ilgilendiren ekonomik, güvenlik ve anayasa süreçlerini ele almaktı.
Ermenistan’ın saldırıları, askerî politikalarında yaptığı son değişiklikle ilgilidir.
Tahran ile Şam arasında imzalanan askerî iş birliği anlaşması Rusya’yı hedef almaktadır. Anlaşma, Rusya’nın son zamanlarda izlediği politikaya duyulan rahatsızlıkla ilgilidir.
Rusya Sirte ve Cufra’ya paralı askerlerini göndererek Libya’daki güç dengesinin UMH lehine değişmesini engellemek ve Libya’da hâlâ önemli aktör olduğunu gösterme peşinde.
Rusya’nın Libya politikası tek taraflı stratejik hesaplardan ziyade daha çok savunmacı bir nitelik taşımaktadır.
Doğu Akdeniz’e ulaşmak ve bu alan üzerinde kontrol sağlamak İran’ın jeopolitik hedefleri arasındadır.
İsrail'in benimsediği Suriye stratejisi çerçevesinde, daha önce sınır bölgeleriyle kısıtlı olan hava saldırılarını Suriye ve Lübnan'da İran destekli gruplara ait hedeflerin tamamını içerecek şekilde genişlettiği görülüyor.
Türkiye, Libya politikasıyla Akdeniz’de yeni bir süreç başlattı. Trablus’u ele geçirmeye çalışan Hafter güçlerini durdurduğu gibi onun arkasındaki aktörleri caydırarak politikalarını başarısız kıldı.
Türkiye’ye karşı cephe alan Suudi Arabistan-BAE-Mısır üçlüsü Suriye politikasını değiştirerek, Şam yönetimiyle diplomatik ilişki kurmayı, silahlı grupları örgütleyerek bunları tek bir cephe halinde Türkiye’ye karşı harekete geçirmeyi hedefliyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 15 Ocak 2020’de Rusya Anayasası’nda düzenleme yapılması teklifinde bulunması ülkede yeni bir sistem tartışması başlattı.