Lübnan dosyası, Tahran açısından müzakere sürecinin tali bir başlığı değil bölgesel caydırıcılık mimarisinin korunmasına ilişkin temel meselelerden biri olarak görülmektedir.
Pakistan’ın Arabuluculuğu Bir Tercih mi Zorunluluk mu?
Pakistan’ın 28 Şubat sonrası diplomatik duruşu, bir tercih olduğu kadar kuşatılmışlık hissinin dayattığı stratejik bir zorunluluk niteliği taşımaktadır.
ABD’nin İran’a yönelik ikinci askerî operasyonu, mevcut güç dengesi ve konjonktürel dinamikler çerçevesinde gerçekleşebilir bir ihtimaldir, ancak harekât konsepti ve hedef kümesi ilk savaştan farklılaşabilecektir.
Konunun yapısal ve konjonktürel boyutlarına bir bütün olarak bakıldığında, ABD Başkanı Trump’ın tarihe “İran dosyasını kapatan lider” olarak geçme arzusunun, onu stratejik açmazlarla karşı karşıya bıraktığı görülmektedir.
Nükleer dosya, İran açısından savaş sonrası pazarlık sürecinin bir parçası hâline gelirken ABD açısından ise savaşın başlıca başarı alanlarından biri olmayı sürdürmektedir.
İran’ın Kürt Silahlı Örgütlerine Yönelik Stratejisi Değişiyor mu?
İran’ın silahlı Kürt örgütlere yönelik devam eden saldırıları, anlık bir tepki olmaktan ziyade uzun süredir biriken bir stratejik dönüşümün sahadaki karşılığıdır.
Ne Savaş Ne Barış: ABD-İran Ateşkesinin Kırılgan Geleceği
İran-ABD ateşkesi bugün için barışa açılan sağlam bir kapıdan ziyade, her an kapanabilecek dar ve hassas bir geçiş alanı görünümündedir. Diplomasi canlılığını korusa da bu hareketlilik tek başına iyimserlik üretmek için yeterli değildir.