Şu anki şartlar göz önünde bulundurulduğunda İran’da üst düzey karar alıcıların, zorunlu örtünme konusunda mevcut durumun idamesine daha yakın durdukları söylenebilir.
İran ve Suudi Arabistan arasındaki köklü anlaşmazlıklar dikkate alındığında henüz olgunlaşmamış bu görüşmelerin büyük bir uzlaşıyla sonuçlanma ihtimali düşüktür.
İran-Suudi Arabistan arasında bu hafta gerçekleşmesi beklenen görüşmelerin son gelişmelerden dolayı İran tarafından geçici olarak askıya alındığı iddia edilmektedir.
Viyana anlaşması İran içi güç dengelerini etkileyecek olmasına rağmen asıl etkisi bölgesel politikalar konusunda olabilir.
Göç meselesi oldukça hassas bir konu olup her bireyin hikâyesinin ve motivasyonunun kendine özel olduğu unutulmamalıdır.
Sistani’den sonra yerine geçmek için ismi konuşulan tüm adaylar arasında en çok öne çıkan isim Erivani’dir.
Ailenin Korunması ve Nüfusu Gençleştirme Yasası’yla getirilen bazı yasaklar ve önlemler, insan ve kadın hakları savunucularını endişelendirmiş durumdadır.
Uzun zamandır bölgesel rakipler olan İran ve Suudi Arabistan, Irak’ın ara buluculuğunda bir uzlaşı aracı olarak diyalog yoluyla sorunları çözmeye ve bölgesel gerilimi azaltmaya çalışıyor.
Metresi Altı Buçuk filminde Rustayî, metaforlarla suçu yer yer iktidara yükleyip halkı temize çıkarırken diyaloglara yüklediği anlamlarla iktidarı aklamayı başarır.
Reisi’nin; ekonomik zorlukların çözümü, halk-devlet ilişkisinin onarımı ve 1988 idamlarına yönelik açıklamaları müesses nizam açısından değerlendirildiğinde İran iç güvenlik politikasının yönü saptanabilmektedir.
İran yönetimi şu ana kadar başarıyla yürüttüğü ikili sistemde meydana gelen uçurumu hızlı bir şekilde kapatmak zorunda olduğunu biliyor ve bunda en önemli görev hiç şüphesiz uğruna büyük fedakârlıklar yapılan yeni Cumhurbaşkanı Reisi’ye düşecek.
Sınır kaçakçılığına orantısız şiddetle müdahale edilmesi ile son dönemde artan siyasal baskıların bileşimi, ayaklanmanın zeminini oluşturmuştur.