Yaptırımlar devam etmesine rağmen ABD Başkanı Biden’ın, İran’a karşı bir önceki döneme göre takındığı yumuşak tutum, İran’ın döviz rezervlerini artırdı.
Seçimler sonrası Irak’ta artan gerilim, Kazımi’ye suikast girişimiyle yeni bir seviyeye taşındı.
Marib şehrinde bulunan kabileler arasında ikilik yaratarak şehri düşürmeyi deneyen Husiler, bu girişimde başarılı olamadığı gibi aşiretlerin daha da kenetlenmesine yol açmıştır.
Menendez’in, KOEP karşıtı bir tavır sergilerken Dağlık Karabağ konusunda Türkiye ve Azerbaycan karşıtı bir tutumla İran’daki Fars milliyetçileri ile paralellik göstermesi dikkat çekicidir.
İran Merkez Bankasının “Tahran’da Konut Piyasasındaki Gelişmeler” adlı raporundan derlenen verilere göre geçen yıla göre konut fiyatları %33,08 artarken işlem hacmi %32,60 oranında azaldı.
İran’da 1400 yılının son aylarında onaylanan 40 yatırım projesinden 12’si, Afgan yatırımcılara sağlandı.
İran’ın itirazına rağmen diğer katılımcı ülkelerin koordinasyonuyla ortak bildirinin yayımlanması, Moskova’nın Afganistan konusundaki iradesini, Tahran’a dayatmak istediğini göstermektedir.
Bakıri’nin Rusya ziyaretinin, iki ülke arasında artan ciddi sorunların konjonktür gereği dışa yansıtılmaması amacı taşıdığı belirtilmelidir.
İslam Cumhuriyeti, Persepolis’e karşı en iyi ihtimalle kayıtsız olsa da bu tutum, çeşitli iç ve dış dinamiklere bağlı olarak değişmeye başlamıştır.
Irak’ın siyasi geleceğini erken seçimler değil; Ekim Hareketi belirleyecektir.
İran’da yerel yatırımın azlığı, yabancı yatırım ihtiyacını artırırken FATF, ABD ambargoları ve bazı yerel değişkenler sebebiyle ülkede yabancı yatırım krizi yaşanıyor.
İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti, Tahran’ın Afganistan’daki gelişmeler konusundaki endişelerini İslamabad’a iletme çabasının bir parçasıdır.