Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.
BAE-İsrail yakınlaşması İran açısından güvenlik, askerî ve ekonomik yönden potansiyel tehdit unsurları barındırmaktadır.
25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın imzalandığı iddialarının ardından Körfez’de gözler Çin-İran iş birliğine çevrilse de Körfez Arap ülkeleri, Çin’in Orta Doğu’daki ekonomi politikalarının ayrılmaz parçası olmaya devam etmektedir.
Lübnan önümüzdeki süreçte huzur ve istikrara kavuşamayacaktır. Bu durum Suriye'deki gelişmeleri de etkileyecektir.
Önümüzdeki süreç Hindistan’ın İran’la ilişkilerinde kaybettiği mevzinin Çin tarafından ne kadar doldurulacağının test edilmesiyle geçebilir.
İran hükûmeti yedi ayın sonunda Güney Kore bankalarındaki petrol gelirlerine erişim hakkını kazanmış gibi görünse de bu sorunun tamamen çözüldüğüne yönelik somut bir kanıt bulunmamaktadır.
Nükleer Anlaşma, getirdiği tüm kısıtlamalara rağmen İran’ın nükleer programının uluslararası düzeyde tanınması anlamı taşımaktadır.
Acilen dış kaynağa ihtiyaç duyan Tahran’ın mali taleplerini Rusya’nın karşılaması mümkün olmadığından geriye tek seçenek Çin kalıyor.
Henüz taslak aşamasında olan Çin-İran 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın kısa vadede sonuçlanması düşük bir ihtimaldir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler