İran Basınında 16 Nisan Anayasa Referandumu

HABER ANALİZ 26.04.2017
Süleyman Gündede İç Politika Asistanı

Türkiye’de 16 Nisan 2017 Pazar günü halk oylamasına sunulan parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için hazırlanan 18 maddelik anayasa değişikliği yurt genelinde %85 katılım oranıyla gerçekleşti. Referandumda 55 milyon 319 bin seçmen 167 bin sandıkta oylarını kullandı. Resmî sonuçlara göre seçmenler %51,41 oranında değişiklikleri onaylarken seçmenlerin %48,59’u hayır seçeneğini tercih etti.

2019 yılında gerçekleştirilecek olan seçimlerle hayata geçmesi planlanan cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik dünyadan çeşitli tepkiler gelmişti. Referandum kampanyaları esnasında milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yaşadığı Avrupa’da değişikliklerin onaylanması yönünde yürütülen kampanyalar Almanya ve Hollanda başta gelmek üzere çeşitli ülkelerce engellenirken halk oylamasından çıkan olumsuz sonuç da benzer tepkilere neden oldu.

Referandum sonucu başta İran olmak üzere bölge ülkelerinde de yakından takip edildi. Dikkat çekici olan nokta ise geçtiğimiz aylar boyunca İran medyasının büyük oranda değişikliklerin aleyhinde bir tavır sergilemesi ve Avrupa medyasına hâkim olan argümanları kullanmış olmasıdır. Bu süreçte İran basınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘Osmanlıcılık’ yapmak ve ‘Diktatörleşmek’ yönünde çeşitli ithamların yer aldığı görüldü. Örneğin ülkenin reformist gazetelerinden Şark Gazetesi 5 Şubat 2017 Pazar günkü sayısında anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda Erdoğan’ın gücünü artıracağı ve Türkiye’ye ‘demokrasi renginde diktatörlük’ getireceğini ileri sürdü. Aynı günlerde Merdomsalari Gazetesi de ‘Demokrasi Örtüsüyle Osmanlı Diktatörlüğü’ ifadelerini manşete taşıdı. Bu ve benzeri haberlerle devamlı olarak Erdoğan’ın ‘Yeni Osmanlı Devleti’ni’ kuracağı iddia edildi. Bunun dışında İran’ın en sağcı gazetelerinden Cumhuri-yi İslami Gazetesi ise Anayasa Değişikliğinin mecliste onaylanmasından sonra yaptığı haberde referandumdan olumlu sonuç çıkması durumunda Erdoğan’ın ‘Ömür Boyu Cumhurbaşkanı’ olacağını yönünde haber yaptı. Referandumdan iki gün önce İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen Javanonline haber sitesi ise yapılacak olan referandumu ‘Erdoğancı Yeni Osmanlıcılığa Doğru Büyük Adım’ şeklinde gördü. Aynı site referandum sonucunu ‘Erdoğan’ın 2029’a kadar tek adamlığına onay’ manşetiyle vererek yeni sistemin Erdoğan’ın Neo-Osmanlıcılığı yeniden canlandırmasının ve ülke içindeki muhalifleri ezecek “despot” bir sistem kurmasının yolunu açacağını ileri sürdü.

İranlı yetkililerden ise referandum sonuçlarına ilişkin daha ılımlı mesajlar geldi. Değişikliklerin onaylanmasının ardından İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu telefonla arayarak tebrik etti. Ayrıca, referandum konusunun Türkiye’nin iç meselesi olduğuna dikkat çeken İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Türk halkının kararına saygı duyduklarını vurguladı. Ne var ki siyasi cepheden gelen bu mesajların yanında, medyada Türkiye karşıtı söylemler hız kesmedi. Örneğin, Ilımlı İran Gazetesi, Türkiye’deki muhalefetin seçimlerde şaibe olduğu iddialarını ön plana çıkararak referandum sonucunu ‘Demokrasi Komada’ şeklinde yorumladı. Sağcı Keyhan Gazetesi ise referandum öncesi yaptığı tehditler neticesinde başarılı bir sonuç aldığını iddia ettiği Erdoğan’ın ‘Yeni Osmanlıcılık Rüyasına’ daha da yaklaştığını savundu. Seçmenlerin Erdoğan’ın gücünün artırılmasını onaylamak üzere sandık başına gittiğini ileri süren Şehrvend Gazetesi ise Atatürk’ün getirdiği sistemin değiştirildiğini öne sürerek referandum sonuçlarını ‘Atatürk Tarihinin Sonu’ başlığıyla haber yaptı. Farsnews haber sitesi ise referandumda ‘evet’ ve ‘hayır’ oylarının birbirine yakın olması ve şaibe söylentilerinin yayılması nedeniyle Türkiye’deki toplumsal kırılmanın daha da derinleşeceğini yazdı. Aynı site ayrıca toplumda Erdoğan’ı “durdurma” düşüncesinin daha da arttığını ileri sürdü.

Bölge politikaları konusunda önemli fikir ayrılıkları yaşayan Türkiye ve İran arasında zaman zaman karşılıklı eleştiri sesleri yükselmektedir. Yetkililerden gelen eleştirilerin dozu yer yer artsa da tarafların itidal çağrısı ile ilişkiler normale dönmektedir. Ancak özellikle Suriye krizi konusundaki fikir ayrılıklarının belirginleşmesinin ardından İran medyasında gözle görülür bir Türkiye karşıtlığı hâkim oldu. Türkiye’nin bölgedeki rolü dikkate alınırsa İran basınının Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip etmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Asıl ilginç olan ise ülkelerinin içişlerine yönelik ülke dışından gelen hemen hemen her türlü değerlendirmeyi taraflı ve yanlış olarak gören İran basınının Türkiye’ye ilişkin ortaya koyduğu öznel tavırdır. Kısmen Türkiye gündemine vakıf olmamaktan kaynaklanan bu tavrın asıl nedeni İran medyasının önemli bir bölümünde Türkiye konusunda hâkim olan olumsuz havadır. Bu durum İran basınının olgusallıktan uzak ithamkar bir dil kullanmasına neden olduğu gibi ikili ilişkilerin iyileşmesini de zorlaştırmaktadır.

İran Parlamentosu İki Bakanı Azletti

Mehmet Koç

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, son bir ayda kabinesinden iki ismin parlamento tarafından gensoruyla azledilmesinden dolayı zor zamanlar geçiriyor.