İran Basın Bülteni (4 Kasım-10 Kasım)
İç Politika
Devrim Rehberinin Uzmanlar Meclisi’yle Görüşmesi
İran Devrim Rehberi Ayetullah Ali Hamanei 7 Kasım günü Uzmanlar Meclisi üyeleri ile bir araya geldi. İran gazetesi, Uzmanlar Meclisi’nin altıncı dönemi ikinci oturumunun kapanışında gerçekleşen bu görüşmede Hamanei’nin bazı ifadelerini ön plana çıkardı. Bunlar liderliğin esas görevinin tevhid odaklı yönelimi korumak olduğu; diğer devrimlerin karşı karşıya kaldığı “sapma ve irticanın önlenmesi” açısından rehberlik ve dolayısıyla Uzmanlar Meclisi’nin önemi; sistemin kişilere bağlı olmaması; Hizbullah ve Hamas’ın “Siyonist rejimin kesin bir yenilgisinin göstericisi” olduğu hususlarıyla ilgili ifadelerdi. Diğer gazete manşetlerinde de özellikle İsrail hakkındaki söylemler ön plana çıkarıldı. Örneğin Cumhuriye İslami, Cevan ve İtimad gazeteleri “İlahi Vaat ve Saha Tecrübesine Göre Direnişin Zaferi Kesindir”, Keyhan gazetesi ise “Dünya, Siyonistlerin Yenilgi Gününü Mücahitlerin Elinden Görecek” başlıklarıyla söz konusu haberi manşete taşıdı.
Cumhurbaşkanı’nın Reformist Cephe’yle Görüşmesi
İRNA haber ajansı Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 7 Kasım tarihinde Reform Cephesi Başkanlık Heyeti’yle görüştüğünü; onların görüş, fikir ve eleştirilerini dinlediğini ve hükûmetin programlarını, son iki buçuk ay içindeki performans sürecini ve programların ilerlemesinde karşılaşılan zorlukları anlattığını aktardı. Valilerin atanma süreci, emeklilik fonlarının durumu, bankalardaki dengesizlikler, dış politikada komşularla iyi ilişki kurma çabaları, sınır bölgelerindeki “kolber”lerin (sınır ticareti yapan hamallar) durumu, sınır pazarlarının kurulmasına yönelik çalışmalar, Tahran’daki su krizi, enerji dengesizlikleri, eğitim sistemi gibi farklı alanlarda hükûmetin yaklaşımlarına Pezeşkiyan tarafından değinildi.
Konuyla ilgili geniş bir yazıyı reformist cenahtaki Hemmihen gazetesi “Cumhurbaşkanı’nın Reformistleri Bilgilendirmesi” başlığıyla manşete taşıdı. Yazıda görüşmenin içeriğiyle ilgili bilgiler verildikten sonra muhafazakârların yaklaşımı eleştirildi. Muhafazakâr siyasetçi Abdullah Genci’nin X platformundaki paylaşımı aktarıldı: “Pezeşkiyan’ın iktidara gelişi, muhafazakârların parlamentoda kabineye verdiği eşsiz destek ve yöneticilerinin dörtte birinin muhafazakâr akımdan atanması (mutabakat oluşturma adımları) sonrasında, reformist akımın Merkez Konseyi’nin bazı bölümlerinde de yeniden değerlendirme yapması gerektiğini düşünüyorum. Yıllardır İslam Cumhuriyeti’yle savaş halinde olan ve muhalif bir duruş sergileyen kişilerin ön planda olması, birliği samimiyetsiz ve uyumsuz hale getirir.” Haberde bu örnek üzerinden muhafazakârların mutabakat söylemini “bizimle ve bizim kabul ettiğimiz kimselerle mutabakat” olarak “yanlış anlamaları” eleştirildi. Pezeşkiyan’ın görüşmesi ve muhafazakârların tepkisiyle ilgili Ulusal Güven Partisi Genel Sekreteri Şahab Tabatabai, Milli Güvenlik Partisi Merkez Konseyi Üyesi Muhammed Cevad Hakşinas, Reform Cephesi Başkanlık Heyeti Üyesi Ali Şekuri Rad ve Üniversite Öğretim Üyeleri İslami Derneği Genel Sekreteri Mahmud Sadıki ile yapılan röportajlar aktarıldı.
Saha ve Diplomasi Vurgusu
Hasan Nasrallah’ın vefatının 40. günü vesilesiyle gerçekleştirilen “Nasrallah Okulu” törenine katılan Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı İsmail Kaani’nin Stratejik İşlerden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cevad Zarif’in, Dış İşleri Bakanı Abbas Arakçi ile samimi bir şekilde sohbet ettiği görüntüler medyada paylaşıldı. Şark gazetesi görüntüyü “Saha ve Diplomasinin Mutabakatı” başlığıyla manşete taşıdı. Sosyal medyada bu görüntülerin “radikal çevrelerin ayrılık yaratmaya yönelik çabalarına karşı güçlü bir cevap” olarak nitelendirildiği aktarıldı. Benzer şekilde Arman-ı Milli gazetesi de “Direniş İçin Saha ve Diplomasi” başlığını kullandı ve Zarif’in bu törene katılmasını, kendisini Batı yanlısı ve sahaya karşı olmakla suçlayan muhaliflere karşı bir mesaj olarak değerlendirdi.
Mazot Yakıt Kullanımının Durdurulması
6 Kasım tarihinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Çevre Koruma Kurumu Başkanı Şina Ensari X platformunda yaptığı paylaşımla üç enerji santralinde mazot yakıt yasağının uygulanacağını duyurdu. İran gazetesi bu gelişmeyle ilgili Hükûmet Bilgilendirme Konseyi’nin, “Bu karar, elektrik dengesizliğini kökten çözmek amacıyla hükûmet tarafından başlatılan bir dizi zorlu adımın başlangıcıdır” değerlendirmesini aktardı. Hükûmet Sözcüsü Fatma Muhacerani kararla ilgili, “Belirli bir süre için ‘zehir üretimi’ yerine ‘düzenli elektrik kesintisi’ni tercih edebiliriz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpanâh ise bu kararın dağıtım ağında elektrik üretiminin azalmasına ve elektrik kesintilerine yol açabileceğini, ancak halkın kirlilikten ötürü ölümünü izleyemeyeceklerini ve bu nedenle başka çarelerinin olmadığını belirtti. Aynı gazetede bu konuyla ilgili Ali Muttekiyan’ın “Sadık Hükûmet, Sadık Vaat” başlıklı görüş yazısı manşete taşındı. Yazıda bu kararla cumhurbaşkanının ve hükûmetinin “halkın sağlığını her türlü menfaatten önce tuttuğunu” ve elektrik dengesizliklerinin geçici olduğunu belirten Muttekiyan, eleştirmenlerin adil bir değerlendirme yapmaları gerektiğini vurguladı. Söz konusu gelişmeye diğer gazeteler de yoğun ilgi gösterdi. Bazı haberlerde hava kirliliğinin tehlikelerine dikkat çekilirken bazılarında ise elektrik kesintileri ön plana çıkarıldı. Örnek olarak bu haberi manşete taşırken İtimad gazetesi “Gökyüzü Daha da Mavi Oluyor”, Eskenas gazetesi “Kesintilerle Sağlıklı Bir Kış” başlıklarını kullandı.
Hemşirelerin Talepleri
7 Kasım günü İran’da hemşireler günü olması sebebiyle bu hafta birçok gazete hemşirelerin sorunlarını ve devletten taleplerini gündeme getirdi. İtimad gazetesi “Hemşireler Devletin Vaatlerinin Gerçekleşmesi İçin Beklemede” başlığıyla manşete taşıdığı haber metninde haftanın başından (2 Kasım) itibaren çeşitli şehirlerde hemşirelerin protesto düzenlediklerini aktardı. Hastane önlerinde toplanan hemşireler geçim sorunları, ücretteki adaletsizlikler ve zorunlu fazla mesai uygulamalarına tepki gösterdiler. Haber metninde son yıllarda aralıklı olarak görülen hemşire protestolarının bu yıl başından itibaren daha geniş boyutta ve artarak devam ettiği aktarıldı. Hemşirelerin Pezeşkiyan hükûmetinden beklentilerinin karşılanmadığı belirtildi. Tasnim haber ajansı “Hemşirelerin En Önemli Talepleri: Zorunlu Fazla Mesai ve Eksik Uygulanan Kanun” başlıklı haberinde, hemşirelerin istihdam eksikliği, yüksek konut maliyetleri nedeniyle büyük şehirlerde çalışmanın zorluğu, mali sıkıntılar nedeniyle ikinci ve üçüncü işlere yönelme, Hemşirelik Hizmetleri Ücretlendirme Yasası’nın tam olarak uygulanmaması, zorunlu fazla mesai, sosyal hakların olmaması gibi sorunlarına odaklandı.
Cumhurbaşkanı, Hemşireler Günü vesilesiyle düzenlenen törende talepleri haklı gören ifadeler kullandı: “Biz de bu duruma itiraz edenler arasındaydık; bir saatlik fazla mesai için 25 bin tümen ödeyip hemşirenin kalıp çalışmasını beklemek mümkün değil.” Mehr haber ajansı Hemşireler Günü etkinliğinde Sağlık Bakanı’nın hemşirelerin fazla mesai ücretinin saat başı yaklaşık 25.000 tümenden 85.000 tümene yükseltileceğini duyurduğunu ve bu durumun hemşirelerin endişelerini bir nebze azalttığını aktardı. Ancak bu duyurudan birkaç gün sonra Hemşirelik Sistemi Kurum Başkanı Ahmet Nejadyan aynı haber ajansına yaptığı açıklamada bunun daha kesin olmadığını, Bütçe ve Planlama Kurumu’nun Sağlık Bakanı’nın açıkladığından farklı bir yöntem öngördüğünü ifade etti. Nejadyan ayrıca, fazla mesai ücretinin artırılmasının hemşirelerin öncelikli kaygısı olmadığını, yetersiz istihdam sebebiyle hemşirelerin fazla mesai yapmak zorunda olduklarını ifade etti.
Dış Politika
Amerikan Seçimlerine Tepkiler
Geçtiğimiz hafta gerçekleşen ABD seçimleri İran basınında çokça tartışıldı. İSNA haber ajansı Hükûmet Sözcüsü’nün “ABD’de kimin başkan olacağı fark etmez çünkü planlarımız önceden yapılmıştır” ifadelerini aktardı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da benzer bir açıklamayla “Bizim için ABD seçimlerinde kimin kazandığı fark etmez” dedi. Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhsin Rezai X hesabında konuyla ilgili paylaşımda şu bulundu: “Trump, geçmişteki yanlış hesaplamalarından ve diğer Amerikan başkanlarının İran’a yönelik hatalarından ders almalıdır. İran milletinin haklarını savunma kararlılığı sağlam ve sarsılmaz olmuştur.”
Özellikle muhafazakâr cenahtaki gazeteler seçim sonucunun İran için “fark etmediği” hususunda yetkililerin açıklamalarına benzer değerlendirmelerde bulundular. Keyhan gazetesinin “Amerika Büyük Şeytandır, Kimin Başkan Olduğu Bizim İçin Fark Etmez” başlığıyla manşete taşıdığı yazıda yakın tarihteki çeşitli hükûmet dönemlerinde Washington’ın İran’a yönelik izlediği politikalar incelendi. Bu incelemede Demokrat ve Cumhuriyetçi hükûmetlerin her ikisinin de “İran’ın ulusal çıkarlarına zarar verme, İsrail rejimini destekleme ve dünyayı kaosa sürükleme konusunda ortak bir hedefe ve yaklaşıma sahip olduğu” iddia edildi. Yine muhafazakâr cenahtaki Hemşehri gazetesi haberi “Katilin Dönüşü” başlığıyla manşete taşıdı. Trump’ın, “dünya hafızasında hâlâ dış politikadaki taahhütlerden kaçışı ve çeşitli siyasi-ekonomik alanlardaki insanlık dışı politikaları” ile hatırlandığı iddia edildi. Haber metninde, Trump tarafından önemli bir kısmının İran halkına yönelik olarak gerçekleştirilen “düşmanca ve uluslararası hukuka aykırı eylemler” aktarıldı.
Reformist cenahtaki İtimad gazetesi konuyla ilgili Abülfazl Fatih imzalı görüş yazısını “İran Siyaset Değiştirmelidir” başlığıyla yayınladı. Amerikan seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan yazıda siyasetin ticarileştirilmesi, sağcı popülizmi gibi olguların önümüzdeki dönem Amerikan siyasetindeki etkilerine değinildi. Avrupa devletleriyle bazı Arap devletleri arasında kurulan müttefiklik ile İran adalarına karşı siyasi saldırı gerçekleştirildiğini iddia eden yazar, Trump’ın bu ittifaka katılmaması için İran’ın dikkatli olması gerektiğini belirtti. Yazıda ayrıca İran’ın Trump yönetimi ile geçmiş ilişkilerinin birçok karmaşıklık barındırdığı vurgulanarak “Trump’tan Netanyahu’ya ve Avrupalı müttefiklerinden bölgesel ortaklarına kadar bir cephe” oluşturulacaksa, İran’ın “ulusal çıkarlarını korumak (…) için yeni bir stratejik tasarıma” ihtiyaç olduğu belirtildi.
Reformist Hemmihen gazetesi seçimlere yönelik İranlı yetkili ve bazı isimlerin açıklamalarını itirazını “Çok Fark Ediyor” başlığıyla manşete taşıdı. Yazıda, Trump’ın iktidara gelmesi birçok dünya liderini endişelendirirken İranlı yetkililerin tepkileri eleştirildi. Konuyla ilgili, siyasi analist Sadık Zibakalem ve eski diplomat ve uluslararası ilişkiler uzmanı Feridun Meclisi’yle yapılan söyleşilere yer verildi. Zibakalem, Trump’ın Amerikan dış politikası ve ekonomisi açısından genel arzularına, Ukrayna krizi ve Filistin’deki durum açısından ifade ettiği anlama değindikten sonra, Amerikan siyasetiyle ilgili kimin başkan olduğunun İran için fark etmediğini iddia eden söylemi eleştirdi. Ayrıca hükûmeti, planı olmamakla suçladı. Zibakalem, ülke yetkililerinin defalarca Amerikan halkıyla düşman olmadıklarını söylemelerine dikkat çekti. Eğer öyleyse Amerikan halkının seçiminin tebrik edilmesi gerektiğini savundu. Meclisi ise “Trump yönetiminin İran’a yaklaşımı büyük ölçüde İran’ın hangi politikayı izleyeceğine bağlıdır. İran, İsrail’e karşı önceki politikasını sürdürmek mi yoksa etkileşim ve barış programını izleyen Arap ülkelerine katılmak mı istediğine karar vermelidir” ifadelerini kullandı. Yine reformist cenahtaki Şark gazetesinde konuyla ilgili “Rejim Karşıtları Cephesi ve Dahili Radikaller İçin Yeniden Umut Doğması” başlığıyla Davud Haşmeti tarafından kaleme alınan görüş yazısı yayımlandı. Yazıda Trump’ın petrol satışlarına baskı yaparak döviz gelirlerini azaltacağı, dolayısıyla ekonomideki durumun kötüleşeceği belirtildi. Bu durumun dışarıdaki rejim karşıtları ve İran’da Pezeşkiyan karşıtı radikaller için alan açacağı iddia edildi.
Dışişleri Bakanı’nın Pakistan ziyareti
Mehr haber ajansının aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 4 Kasım günü gece saatlerinde Pakistan’a gitti. İslamabad’da gazetecilere açıklama yapan Arakçi, mevcut hassas koşullar nedeniyle bölge ülkelerine yapılan dönemsel ziyaretlerin devamında Pakistan’a gelmiş olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Arakçi, ilk görüşmesini Pakistan’ın Ravalpindi şehrinde bulunan Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’nda bu ülkenin ordu komutanı General Seyid Asim Munir ile yaptı. Pakistan Genelkurmay Başkanlığı’nın bazı üst düzey yetkilileri ile İran İslam Cumhuriyeti’nin Pakistan Büyükelçisi Rıza Amiri Mukaddem ve Askerî Ataşe Albay Muhammed Muhsin Şehabi’nin de bulunduğu toplantıda ikili ilişkilerdeki son gelişmeler, özellikle savunma-askerî iş birliği ve ortak sınır güvenliği olmak üzere bölgesel durum ele alındı. Sonrasında İslamabad’da mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile görüşen Arakçi, ortak basın toplantısında İsrail’in Gazze ve Lübnan’da devam eden saldırılarına değinerek, “Kesinlikle uygun bir zamanda, uygun bir şekilde ve hesaplı, dakik bir yaklaşımla bu Siyonist rejimin saldırganlığına yanıt vereceğiz” ifadelerini kullandı. Pakistan’ın İsrail’in saldırganlığını kınamasını takdir eden Arakçi, daha sonra Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’le görüştü.
Şark gazetesi konuyla ilgili haberinde Arakçi’nin şu sözlerini aktardı: “Terörizmin bölgesel bir tehdit olduğu göz önünde bulundurularak, bu olguyla mücadele etmek ve ona karşı koymak için bölge ülkeleriyle işbirliği taahhüdümüzü vurguluyoruz. İran ve Pakistan, bu dönemde terörizmle mücadele amacıyla farklı düzeylerde ve güvenlik, askerî ve siyasi kanallar aracılığıyla iş birliği yapmaya kararlı ve bu konuda çaba göstermektedir. Ayrıca bu süreci sürdürme konusunda kararlıyız.”
Cam-ı Cem gazetesi, “Ceyşü’l-Adl terör örgütü”nün 5 Kasım gecesi yayınladığı bir bildiriyle Pakistan’ın Beluçistan eyaletinde saklandıkları yerlerin İran ve Pakistan tarafından eşgüdümlü olarak bombalanması sonucu 12 üyelerinin öldüğünü duyurduğunu aktardı. İran gazetesi ise “Güneydoğu bölgesini teröristlerden arındırma operasyonunun devamı” başlıklı 9 Kasım tarihli haberinde 4 teröristin daha öldürüldüğünü duyurdu.
Kuzey-Güney Koridoru
IRNA haber ajansı 5 Kasım 2024 tarihinde İran’ın Rusya Büyükelçisi Kâzım Celali’nin Rusya Devlet Başkan Yardımcısı İgor Levitin ile görüştüğünü aktardı. Celali açıklamasında, Kuzey-Güney Koridoru projesiyle ilgili belgelerin nihai imza için hazırlanması hususunda müzakerelere devam edilmesini ve bu amaçla bir Rus heyetinin Tahran’a gelmesini önerdiğini belirtti. Haber metnine göre, Levitin de tarafların bu proje hakkında bir yıldır süren müzakerelerine değinerek, Rus tarafının Tahran’a gelmeye ve projenin detaylarıyla ilgili rapor sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
5 Kasım’da Mehr haber ajansı Kuzey-Güney Koridoru projesini ilgilendiren Reşt-Astara demiryolu projesiyle ilgili bir haber yayımladı. Gilan Valiliği İmar İşlerinden Sorumlu Yardımcı Musa Fekur kendisiyle yapılan röportajda Reşt-Astara demiryolu projesinin hayata geçirilmesi için yaklaşık 17 kilometrelik bir arazi kamulaştırılmasının tamamlandığını ve arazi kamulaştırılmasının tamamlanması için bütçeye ihtiyaç olduğu söyledi. Fekur, bu projenin hayata geçirilmesi için Rus tarafının iş birliğine olan ilgisine dikkat çekerek, Reşt-Astara demiryolu projesinin uygulanması için Rusya’yla sözleşme imzalanmasının müzakere sürecinde olduğunu belirtti. Fekur ayrıca Kuzey-Güney koridorunun son halkası olan bu projenin tamamlanmasıyla birlikte Gilan’ın turizm ve transit kapasitesinin getireceği faydalara değindi.
Ekonomi
Nakdi Yardım Listelerinin Daraltılması
Cam-ı Cem gazetesi hükûmetin zenginleri nakdi yardım listesinden çıkarmayı planladığını aktardı. Haber metninde 14 yıl önce verilmeye başlanan nakdi yardımın ailelerin geçimine destek olmayı amaçladığı, ancak gelinen durumda “devletin geçimini tehlikeye attığı” ifade edildi. Yardımların kesilmesi konusunda daha düşük hata oranına ulaşılması için yeni bir hane gelir gruplamasına başvurulacağı ve listeden çıkarılan kişilerin itiraz hakkına sahip olduğu vurgulandı. Ekonomi Uzmanı Meysem Mehripur, nakdi yardım listesinin daraltılmasıyla birlikte düşük gelirli kişilerin aldığı nakdi yardımın artırılması gerektiğini söyledi. Hemşehri gazetesi “Nakdi Yardıma İhtiyaç Duymayanlar Listesi” başlıklı bir haberde, 35 milyar tümenden pahalı mülk sahipleri, 3 milyar tümen değerindeki araba sahipleri, belirlenen rakam üzerinde gelire ve maaşa sahip olanlar, yurtdışındaki İranlılar ve senede 5 kere yurtdışına çıkan vatandaşların yardım alamayacağını aktardı.
Konut Sorunu
Risalet gazetesi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın 4 Kasım’da gerçekleşen İslam Devrimi Konut Vakfı’nın yıllık genel toplantısında yaptığı konuşmayı haberleştirdi. Kalibaf konuşmasında “Biz şu soruya yanıt vermeliyiz: 45 yılın ardından konut sorununu çözebildik mi? Kesinlikle hayır!” ifadelerini kullandı. Kalibaf, enflasyon arttıkça müteahhitlerin kazanç sağlamasına hem konut üretimin yetersizliğine hem de konutların stoklanmış durumda olması gibi hususlara dikkat çekti. Meclis Başkanı, Ulusal Arazi ve Konut Kurumu’na bağlı devlet arazilerinin “yalnızca %0.2’sini halka konut yapımı için tahsis edebilirsek, konut sorunu çözülebilir” ifadelerini kullandı.
Tasnim haber ajansı “Yetkililer Milyarlarca Dolarlık Konut Konferansında; Halkın Konut Sorunu Hâlâ Sürüyor” başlıklı haberinde yetkilileri eleştirdi. Eleştirinin merkezinde 11-12 Kasım tarihlerinde Espinas Palace Oteli’nin “Royal Hall” salonunda gerçekleşecek olan, Yol ve Şehircilik Bakanı gibi üst düzey hükûmet yetkililerinin de katılacağı “İran İnşaat Sektörü Geleceği” konferans vardı. Haberde bu tür konferansların pahalı mekânlarda yapılması, konferans düzenlenme süreci ve aktörlerle ilgili şeffaf bilgilendirmelerde bulunulmaması eleştirildi.
Toplum ve Kültür
Çocuk İşçiler
İSNA haber ajansı Tahran Valiliği Yabancılar ve Göçmen İşleri Genel Müdürü İhsan Haydari’nin Tahran il genelinde çalışan yabancı uyruklu çocukların aileleriyle birlikte tespit edilerek ülkelerine geri gönderildiklerini söylediğini aktardı. Haydari, çocuk işçilerle ilgili proje bağlamında “1580 çalışan çocuk (930 çocuk ve 650 aile) tespit edilip ülkelerine dönmeleri için ilgili mercilere teslim edildi” ifadelerini kullandı. Khaber Online haber sitesi konuyla ilgili hazırladığı haberde yetkililerin görüşleriyle uzman görüşlerinin farklı olduğunu aktardı. Haydari’nin açıklamalarının yanı sıra Tahran Belediye Başkanı’nın “Trafik ışıklarındaki çalışan çocukların sayısı azalmıştır” açıklamalarına da yer verildi. Devamında ise İran Sosyal Hizmetler Derneği Başkanı’nın “Belki bu çocukları toplayan kişi sayısı artmış olabilir ama bu, çocuk işçi sayısının azaldığı anlamına gelmez” ifadeleri aktarıldı. Yazıda çocukların sokakta bulunmalarına etki eden faktörlere odaklanılması gerektiği vurgulandı.