İran Basınında Öne Çıkanlar (11-17 Ağustos)

İran Basınında Öne Çıkanlar (11-17 Ağustos)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, uzun ve sancılı bir sürecin ardından yeni hükümeti için belirlediği isimleri güvenoyu için Meclise sundu.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, uzun ve sancılı bir sürecin ardından yeni hükümeti için belirlediği isimleri güvenoyu için Meclise sundu. Yeni liste özellikle Pezeşkiyan’a destek veren cenahtan birçok ismi hayal kırıklığına uğrattı. Hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen isimlerden biri olan Cevad Zarif, konuyla ilgili hoşnutsuzluğunu dile getiren bir sosyal medya paylaşımı yaparak üstlendiği görevlerden istifa etti. Öte yandan İran’ın, Heniyye suikastı ile ilgili bir cevap verip vermeyeceği de dünyanın gündeminde olduğu kadar İran basınının da gündemindeydi. Basında, barış görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde İran’ın verebileceği cevabın şekli üzerine çok sayıda analiz ve açıklama yer aldı.

İsrail-İran Gerginliği ve Olası Çatışma Senaryoları

Arman-ı Emruz gazetesinin haberine göre İran'ın İsrail'e yönelik olası bir saldırısı ve bunun sonuçları konusunda bazı temasla meydana geldi. Reuters'a dayandırılan haberde, üç üst düzey İranlı yetkili Gazze'de yapılacak ateşkes görüşmelerinin sonucunun İran'ı Heniyye suikastına karşılık vermekten vaz geçirebileceğini belirtti. İran, Heniyye'nin öldürülmesinden açık bir şekilde İsrail'i sorumlu tutuyor ve ciddi bir yanıt vereceğini söylüyor. Buna karşın haberde ABD’nin İsrail'in savunmasını güçlendirmek için bölgeye savaş gemileri ve bir denizaltı konuşlandırdığı belirtildi.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Saber Gol Anbari, ABD'nin Ortadoğu'ya geniş askeri teçhizat göndermesini ve İsrail'i desteklemek için küresel bir koalisyon oluşturma çabalarını değerlendirdi. Anbari, bu hareketliliğin İran'ı caydırma amacı taşıyabileceğini ancak aynı zamanda İsrail'in olası bir önleyici saldırısına zemin hazırlama ihtimalini de göz ardı etmemek gerektiğini vurguladı.

Anbari, “Şu ana kadar” bölgesel bir savaşın tamamen imkansız olmasa da pek olası görünmediğini belirtti. Perşembe günü yapılacak ateşkes görüşmelerinin ciddiyetinin önemli olduğunu ve İran ile Hizbullah'ın saldırısının boyutuna ve buna karşılık İsrail ve ABD'nin tepkisine bağlı olarak karşılıklı saldırıların belirli bir seviyede gerçekleşebileceğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün Değerlendirmeleri

IRNA'nın haberine göre İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, sosyal medya hesabından İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kenani, “İsrail'in Filistinlilere yönelik toplu katliamlarının, bu rejimin terörist doğasını ve insan hakları iddialarının sahteliğini ortaya koyduğunu” belirtti. Ayrıca ABD ve bazı Batılı ülkelerin İsrail'e verdiği desteği eleştirdi. Kenani, “İsrail'in Aksa Tufanı operasyonundan bu yana yaşadığı stratejik yenilgilerin asla telafi edilemeyeceğini” söyledi. İsrail'in artan saldırganlığının, bu “sahte rejimin” çöküş ve yok olma tehlikesinden duyduğu korkunun bir işareti olduğunu ifade etti. Kenani, “İsrail'in bölgedeki ve dünyadaki nefes alma alanının gün geçtikçe daraldığını, bu rejime yönelik küresel öfkenin arttığını ve İsrail toplumundaki umutsuzluğun derinleştiğini” savundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Filistin halkına seslenerek, “Biraz daha sabır, şafak yakındır” ifadelerini de kullandı.

Cevad Zarif'in İstifası

Pezeşkiyan’ın listesinin açıklamasının ardından istifasını veren Zarif’e özellikle reformist cenaha yakın gazeteler büyük destek verdiler. İtimad Gazetesi, “Zarif, 1403’te (2024) Zarif Olmadı” başlıklı haberinde eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in istifasını konu aldı. Zarif’in arkasında duran bir içeriğe sahip olan habere göre Zarif’in pazar günü geç saatlerde istifa etmesi medyada geniş yankı buldu. Haberde Zarif'in istifasının İçişleri Bakanılığı için belirlenen isme itiraz veya devlet görevlilerinin aile üyelerinin yabancı ülke vatandaşlığının hassas görevlere engel olması yasasına tepki olabileceği belirtiliyor. Haberde Zarif'in siyasi kariyeri ve kişisel yaşamı hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Zarif'in akademik başarıları, diplomasi alanındaki katkıları ve ailesinin yaşam tarzı övgüyle anlatılıyor. Ayrıca haberde, Zarif'in hala milyonlarca İranlıyı sandık başına getirebilecek potansiyele sahip olduğu vurgulanıyor.

Cevan Online'ın “2013'ten 2021'e kadar Zarif'in 5 istifasının detayları” başlıklı haberinde ise Zarfi’in “Sabır Sonları” adlı anı kitabında 2013-2021 yılları arasında beş kez istifa etmeye kalkıştığı anlatılıyor. Zarif'in aktarımına göre ilk istifa girişimi 2013'te New York'taki BM Genel Kurulu sırasında yaşandı. Habere göre, bazı danışmanların 5+1 ülkeleri ile İran arasındaki dışişleri bakanları toplantısını liderler zirvesine dönüştürme çabası Zarif'i istifanın eşiğine getirmiş. İkinci girişim, ülkenin nükleer ihtiyaçları komitesi hakkında Dışişleri Bakanlığının bilgisi dışında hazırlanan bir planla ilgili olarak yaşanmış. Üçüncü girişim ise diğer bakanlıkların dış politika gerekliliklerine, özellikle Rusya ile ilişkilere dair duyarsızlığından kaynaklanmış. Kamuoyunun da yakından bildiği dördüncü istifa girişimi ise Mart 2019'da Beşar Esed'in Tahran ziyareti sırasında yaşanmıştı. Son girişim ise 2020 yazı ve sonbaharında, ABD'nin İran'a karşı BM Güvenlik Konseyi kararlarını geri getirme çabalarını engelleme faaliyetleri sırasında gerçekleşmiş.

Zarif’in istifası muhafazakar basında da geniş yer buldu. Özellikle Keyhan gazetesinde konuyla ilgili oldukça sert bir analiz kaleme alındı. “Reform taraftarlarının pay istemekten bütüncül hakimiyet talebine geçişi” başlıklı analizde, İran'da yeni hükümet kurma sürecinde yaşanan gerginlikler detaylı şekilde ele alındı. Analize göre kendilerini “reform yanlısı” olarak tanımlayan “aşırıcı” gruplar Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ı tüm önerilen bakanları Meclise sunmadığı için tehdit ve hakaret etti. Gazete, bu grupların hükümetten pay alma isteklerinin “tümünü ele geçirme” arzusuna dönüştüğünü vurguladı. Analizde Zarif'in istifası da önemli bir yer tuttu. Zarif'in kabine seçim sürecini yöneten konseyin başkanı ve cumhurbaşkanının “sözde” stratejik yardımcısı olarak görev yaptığı ancak tüm önerilen bakanların kabul edilmemesi üzerine istifa ettiği belirtildi. Gazete Zarif'in istifasında çocuklarının ABD vatandaşlığı meselesinin de rol oynadığını savundu.

Keyhan, bu gelişmeleri reformist grupların cumhurbaşkanı üzerinde baskı kurma girişimi olarak yorumladı. Analize göre bu gruplar Pezeşkiyan’ı kendilerine bağımlı ve itaatkar görmek istemektedirler. Ancak Pezeşkiyan'ın bağımsız duruşu onları rahatsız ediyor. Gazete yaşanan olayların, cumhurbaşkanının devrim karşıtı ve sorunlu kişiler tarafından kuşatıldığı yönünde daha önceleri yapılan uyarıları doğruladığını iddia etti. Analizde reformist grupların cumhurbaşkanına yönelik tehdit ve hakaretlerinin, güvenlik birimlerince incelenmesi gereken bir güvenlik sorunu olduğu vurgulandı.

İran'daki Afgan Göçmenler Meselesi

Son dönemde İran’daki Afgan mülteciler meselesi İran basınında tekrar üst sıralara yükselemeye başladı ve bu konuda yeni haber ve analizler yayımlanmaya başlandı. Bunlardan biri Tasnim Haber Ajansı tarafından “Afgan Göçmenler ve Bu Günlerde Yaşanan Tartışmalar” başlığıyla yayımlandı. Tasnim’in ilgili haberine göre İran'daki Afgan göçmenlere yönelik nefret söylemleri artış göstermektedir. Bununla paralel olarak haberde Şair Musa İsmeti’ye ait sosyal medya hesabında, Afgan göçmenlere yönelik bazı nefret söylemlerine dikkat çekilerek “kültürel İran” kavramına vurgu yapılan bir şiir paylaşıldı. Şiirde İsmeti, İran ve Afganistan'ın ortak bir kültürel mirasa sahip olduğunu hatırlatarak iki ülke arasındaki tarihi bağları vurgulamaktadır. Yasadışı göçmenlerin yarattığı sorunların da kabul edildiği haberde, yasal yollarla İran'da bulunan ve Afgan göçmenlerin çoğunluğunu teşkil eden insanların bu sorunlu azınlıktan ayrı tutulması gerektiği üzerinde duruluyor.

Türkiye'nin Sosyal Medya Platformlarına Yönelik Tutumu

İran’da sansür konuları gündemden hiç düşmeyen bir konu olarak ortada duruyor. Türkiye’de de bu konuda herhangi bir gelişme olduğunda, özellikle muhafazakar basının bunu hızlı bir şekilde haberleştirdiği görülmektedir. Bu bağlamda Keyhan gazetesi, Instagram ve Telegram konusunda Türkiye’de yaşanan gelişmeleri haberleştirdi. İlgili haberde “Türkiye, Instagram'ı İsmail Heniyye'nin şehit edilmesiyle ilgili paylaşımları silmesi nedeniyle engelledikten sonra şimdi de Telegram'ı filtreleme tehdidinde” ifadelerine yer verildi. Türk yetkililerin yasadışı bilgiler içeren kanalları kapatma taleplerini yanıtsız bıraktığı gerekçesiyle Telegram'a uyarıda bulunduğu belirtiliyor. Haberde ayrıca “Türkiye hükümeti Telegram'a bin civarında uyarı göndermiş ancak hiçbir yanıt alamadığı” iddia edilmektedir. Yine haberde belirtildiğine göre Türkiye’de 8 milyon kullanıcısı olan Telegram için yetkililer uyuşturucu satışı, pornografi, kumar ve çocuk istismarı içeren videoları yayan kanalları tespit etmiş durumdalar.