İran’da yeni hükümet kurma çalışmaları sürerken geçtiğimiz hafta İran basınında en çok tartışılan konu hükümetin kurulmasında izlenen yol oldu.
İran Basınında Öne Çıkanlar (20-26 Temmuz)
İran’da yeni hükümet kurma çalışmaları sürerken geçtiğimiz hafta İran basınında en çok tartışılan konu hükümetin kurulmasında izlenen yol oldu. Özellikle Cevad Zarif’in üstlendiği rol, muhafazakar cenahta büyük bir hoşnutsuzluk yarattı.
Kabine Oluşturma Süreci
İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, kabine oluşturma sürecinde kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğini açıkladı. Cevan gazetesine göre Pezeşkiyan farklı siyasi görüşlerden kişilerin önerilerini dikkate alacağını belirterek “Ülke tek bir grup veya cenahla yönetilemez.” dedi. Pezeşkiyan, belirlenen kriterlere göre en ehil isimleri seçeceklerini ve kendisine bu konuda herhangi bir ismin dikte edilmediğini, kararları kendisinin vereceğini vurguladı. İran’ın yeni cumhurbaşkanı, milli mutabakatı yansıtan, uzman, tecrübeli ve dürüst kişilerden oluşan ve farklı kesimlere danışarak seçilmiş bir kabine oluşturacağını vaat etti.
Pezeşkiyan’ın bu süreçte eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'i 14. Hükümet Kabine Seçim Yönlendirme Konseyi Başkanı olarak ataması dikkat çekti. Bu atama büyük bir tartışmayı beraberinde getirdi. Hasan Ruhani döneminin dışişleri bakanı olan Zarif, Batı ülkeleriyle bir anlaşma zemini bulmanın gerekliliğini savunuyordu. Nitekim nükleer anlaşma da bu politikanın sonucunda geldi. Ancak Donald Trump döneminde ABD’nin politika değiştirmesi, Batıyla hiçbir şekilde anlaşma sağlanamayacağını ve atılan her adımın zaman kaybı olduğunu savunan muhafazakar cenahın elini güçlendirdi. Zarif’in tekrar siyaset sahnesinde kendisine yer bulup hükümeti kurma konusunda aldığı bu görev, muhafazakar cenahta büyük rahatsızlık yarattı. Bu rahatsızlıklar muhafazakar basında da bütün hafta boyunca işlendi.
Zarif'in Açıklamaları
Zarif, yaptığı açıklamada hükümet üyelerinin seçiminde yeni bir süreç başlatıldığını duyurdu. Konseyin beş çalışma grubundan oluştuğunu ve her grupta akademiden iki akademi dışından ise bir bulunduğunu belirten Zarif, etnik grupların ve kurumların temsilcilerini de sürece dahil ettiklerini açıkladı. Söz konusu beş grup, savunma, ekonomi, kültür, sosyal işler ve altyapı alanlarında faaliyet göstermektedir. Konsey Başkanı, kabine adayları için dürüstlük, ulusal bakış açısına sahip olma, İslam Cumhuriyeti'ne inanç ve Cumhurbaşkanı'nın görüşlerine uygunluk gibi kriterlerin belirlendiğini vurguladı. Toplamda yaklaşık 450 kişinin aday gösterileceğini belirten Zarif, çıkar çatışmalarını önlemek için de önlemler alındığını söyledi.
Zarif, “14. hükümetin kabinesi milli birlik kabinesi olacak, ancak koalisyon kabinesi olmayacak” diyerek, kabine üyelerinin Cumhurbaşkanı'nın görüş ve söylemiyle aynı çizgide olması gerektiğini vurguladı. Kabine üyelerinin yüzde 60'ının daha önce bakanlık deneyimi olmayan kişilerden oluşmasını hedeflediklerini açıkladı. Eski bakanların ise ilgili bakanlıklarda danışman olarak görev yapmasını istediklerini belirtti. Zarif, kabine adaylarını yemin törenine kadar tanıtmayı umduklarını, ancak yemin töreninden sonraki iki haftaya kadar süre olduğunu da ekledi. Kendilerini Cumhurbaşkanı'nın danışma organı olarak gördüklerini ve her bakanlık için yaklaşık 5 aday sunacaklarını, kararın Cumhurbaşkanı'na ait olacağını da sözlerine ekledi.
Muhafazakar Kesimin Tepkileri
Keyhan gazetesi ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari bütün bir hafta gazeteden bu atamayı ve Zarif’i eleştirdi. Genel olarak Pezeşkiyan’ın Zarif'i bu derece öne çıkarmasına ve bazı konsey üyelerinin geçmişteki “Amerika yanlısı” tutumlarına yönelik eleştiriler geldi. Yeni hükümetin İran'ı devrim değerlerinden uzaklaştıracağı endişesi dile getirildi. Muhafazakar kesim, Pezeşkiyan'dan Devrim Rehberi Hamenei'nin öğütlerini dikkate almasını ve “devrime zerre kadar karşı olanları” kabineye dahil etmemesini istedi. Keyhan gazetesi ayrıca "Sayın Pezeşkiyan, cumhurbaşkanlığını Zarif'e mi kiraladınız?" şeklinde provokatif bir soru yöneltti. Reformist cenah ise bu suçlamalara “Bırakın Pezeşkiyan işini yapsın” şeklinde yanıt verdi.
Pezeşkiyan'ın Yanıtı
IRNA'nın haberine göre Pezeşkiyan, bu eleştirilere sosyal medyadan yanıt vererek kendisine herhangi bir şeyin dikte edilmediğini ve kararları kendisinin vereceğini tekrarladı. Belirlenen kriterlere göre en ehil isimleri seçeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı, tüm kesimlerin görüşlerini dikkate alacağını belirtti. Pezeşkiyan, “Başarılı olmak için hep birlikte çalışmamız gerekiyor. Güçlü bir program ve birlik olursak sorunları çözebiliriz” dedi. Ayrıca ülkenin yasalar çerçevesinde yönetileceğini ve demokrasinin İran'ın gelişimi için faydalı olacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı, uzmanlık, tecrübe ve dürüstlük temelinde oluşturulacağını belirttiğini kabinesinin ulusal kalkınma planları ile Devrim Rehberi’nin genel politikalarına uygun hareket edileceğini de vurguladı.
Arman-ı Emruz’da Yayınlanan Yasadışı Göçmen Makalesi
Arman-ı Emruz gazetesi İran'daki yasadışı göçmenler konusunu ele alan bir makale yayımladı. Makalede özellikle Afganistan'dan gelen yaklaşık 8 milyon yasadışı göçmenin ülke ekonomisine etkileri tartışıldı. Bu göçmenlerin sübvansiyonlu yakıt, elektrik ve gıda gibi kaynaklardan yararlanması, İranlı işçilerin çalışma alanını daraltması ve enflasyonu artırması gibi sorunlar dile getirildi. Habere göre İran’ın işgücü piyasasında yaklaşık 3 milyon Afgan'ın çalışmaktadır. Aynı haberde bazı işverenlerin yasal yükümlülüklerden kaçmak için yasadışı göçmenleri tercih ettiği belirtildi.
Makaleye göre uzmanlar yasadışı göçmenlerin varlığının İran ekonomisine yıllık milyarlarca dolar ek maliyet getirdiğini tahmin ediyor. Bu durum halihazırda ekonomik zorluklar yaşayan İran için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Özellikle yüksek işsizlik oranlarının olduğu bir dönemde, yasadışı göçmenlerin iş piyasasındaki varlığı, yerel işçiler arasında hoşnutsuzluğa neden oluyor. Ayrıca, bu göçmenlerin çoğunlukla kayıt dışı ekonomide çalışması, vergi gelirlerinin azalmasına ve sosyal güvenlik sisteminin zayıflamasına yol açıyor. Keza göçmenlerin eğitim ve sağlık hizmetleri gibi kamu kaynaklarından yararlanmasının, zaten kısıtlı olan kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturduğu da makalede vurgulanıyor.
Tasnim Haber Ajansı’nın Türkiye’nin ABD Seçimleriyle İlgili Tutumu Analizi
Tasnim Haber Ajansı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD seçimleriyle ilgili tutumuyla alakalı bir analiz ele aldı. Analize göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekibi Amerika’daki seçimleri Donald Trump'ın kazanmasını arzu ediyor. Cumhurbaşkanının Trump'a yapılan silahlı saldırıdan endişe duyduğu ve ilk fırsatta kendisiyle telefonda görüştüğü belirtiliyor. Analize göre Erdoğan, görüşmede suikast girişimini demokrasiye yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi ve kınadı. Yine aynı analizde Erdoğan'ın liderlerle dostluk temelli diplomasiye önem verdiği ve resmi ve kurumsal yöntemleri zaman kaybı ve faydasız bulduğu söyleniyor.
Öte yandan analiz, Erdoğan'ın bu yaklaşımının her zaman olumlu sonuçlar vermediğini iddia ediyor. Ayrıca Biden döneminde Türkiye'nin Washington'da lobi faaliyetlerini artırdığı, ancak bunun da istenilen sonuçları vermediği belirtiliyor. Son olarak analizde, Türkiye-ABD ilişkilerinin ticari boyutuna da değiniliyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefinin hala gerçekleşmediği ancak son 10 yılda ticaret hacminin %110 artarak 33.5 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin ABD'ye ihracatının 16 milyar dolar, ithalatının ise 17.5 milyar dolar olduğu da analizde verilen bilgiler arasında yer alıyor.