İran Basınında Öne Çıkanlar (22-27 Haziran)

İran Basınında Öne Çıkanlar (22-27 Haziran)
Geçtiğimiz hafta İran basınının gündemi ağırlıklı olarak seçimler oldu.
Yazı boyutunu buradan ayarlayabilirsiniz

İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin ölümüyle birlikte bu ölümden kısa bir süre önce gerçekleşen meclis seçimlerinin sıcaklığı henüz geçmemişti ki İran yeniden bir seçim gündemine girmiş oldu. Devleti zafiyet içerisinde göstermemek adına hızlı bir karar alma sürecinin ardından 28 Haziran 2024 Cuma günü İran, yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere sandık başına gitti. Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından altı isim onaylandı. Bu isimlerden Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızade Haşimi yarıştan çekildi ve toplamda dört adayla seçimler gerçekleşti. Mesud Pezeşkiyan, Said Celili, Muhammed Bakır Kalibaf ve Mustafa Purmuhammedi’nin yarıştığı seçimlerde katılım oldukça düşük kaldı ve Mesud Pezeşkiyan %42,6 ile sandıktan birinci çıktı ancak seçim ikinci tura kaldı.

Geçtiğimiz hafta İran basınının gündemi ağırlıklı olarak seçimler oldu. Bütün bir hafta seçim analizleri ve adayların canlı yayın münazaraları gündem oldu. Gazetelerde adayların münazaralardaki performansları tartışıldı. Devrim Rehberi de seçim gündemiyle alakalı ardı sıra açıklamalarda bulundu ve bütün bu açıklamalar gelenek olduğu üzere basında geniş yer aldı. İbrahim Reisi’nin yönetim şekli ve dönemindeki icraatlar de övülerek sonraki gelecek Cumhurbaşkanına ve hükümetine örnek olarak gösteren haberler sıklıkla basında yer aldı.

Reformist Gazetelerde Pezeşkiyan Heyecanı

Uzun bir aradan sonra tekrar reformist bir adayın (Mesud Pezeşkiyan) tekrar varlık göstermesi ve seçimlerde onay alması, sistem dışına itilen reformistlerde büyük bir heyecan dalgası yarattı. Bu durum reformist cenaha yakın basında gözle görülür bir hal aldı. Reformist gazetelerde Pezeşkiyan’a yönelik büyük bir teveccüh söz konusuydu ve neredeyse her gün tam sayfa Pezeşkiyan’la ilgili haberler, analizler ve köşe yazıları yayınlandı. İtimad, Arman-ı Milli ve Arman-ı Emruz gibi gazeteler bu konuda oldukça sık yayın yaptılar ve birçok sayfayı Pezeşkiyan’a ayırdılar. 23 Haziran 2024 tarihli İtimad gazetesi “İranlıların Gürleyişi” manşetiyle çıktı. Haberde İran'daki seçim atmosferi ve özellikle reformist aday Mesud Pezeşkiyan'ın kampanyası ele alınmış ve Pezeşkiyan'ın Senendec, Şiraz ve İsfahan'daki, Zarif'in ise Kerec, Kaşan ve Gorgan'daki seçim faaliyetleri büyük ilgi gördüğünü belirtmiştir. Aynı haberde muhafazakar ve aşırıcı grupların bu toplantıları engelleme çabalarının arttığı belirtilmiştir. Özellikle Şiraz'da yaşanan olayların dikkat çekici olduğunu belirten gazete burada halkın “Pezeşkiyan yaşasın, Hatemi payidar olsun" sloganları attığını, buna karşı ise bazı grupların bunu engelleme girişimlerinde bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca gazete bu durumun 1997 seçimlerinde Hatemi'ye yapılan engellemelere benzediğini belirtmiş ve Pezeşkiyan'ın kendisini "Hatemi'nin üçüncü hükümeti" olarak tanımladığı ve benzer bir yol izlediğini söylemiştir.

Öte yandan Hemmihen’in 26 Haziran 2024 tarihli haberine göre Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, reformist aday Mesud Pezeşkiyan'a resmi desteğini açıkladı. Hatemi, video mesajında ülkenin değişim ve reforma ihtiyacı olduğunu vurgulayarak Pezeşkiyan’ın dürüstlüğünü, temiz geçmişini ve devrim ideallerine bağlılığını övdü. Ayrıca Mücadeleci Din Adamları Cemiyeti de bir bildiri yayınlayarak Pezeşkiyan’a destek verdi.

Seçimlere Katılım Konusu

İran’da seçimlere katılım konusu artık gelenekselleştiği üzere basında her seçim öncesi yer alıyor. Seçimlere son bir hafta kala katılımla ilgili analizler ve köşe yazıları da artarak basında yerini aldı. Ne var ki seçim sonuçlarına göre İran’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılımda rekor bir düşüş yaşandı ve oran %39.9’da kaldı. Önceki meclis seçimlerindeki düşük katılıma isnaden söylenen “meclis seçimleri zaten genellikle düşük katılımlı oluyor ancak cumhurbaşkanlığı seçimleri %50’nin üzerinde seyreder” analizleri de böylece boşa çıkmış oldu.

24 Haziran 2024 tarihinde Tahran Milletvekili Muhammed İsmail Kevseri “Yüksek Katılımla Caydırıcılık Kapasitesinin Artırılması” başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı. Yazıda Kevseri, “yüksek ve görkemli halk katılımının İran'ın bölgesel ve uluslararası konumunu yükselteceğini ve caydırıcılık gücünü artıracağını” belirtti ve geçmiş 45 yılda sistemin ilerlemesinde iki ana faktörün etkili olduğunu vurguladı: liderlik ve halkın çeşitli sahnelerdeki varlığı. Katılımı artırmak için adaylara da görevler düştüğünü düşünen Kevseri “adayların dürüstlüğü ve taahhütleriyle vatandaşların katılımını artırabileceğini” ifade etti.

Devrim Rehberi de katılım konusunda açıklamalarda bulundu. Tasnim Haber Ajansı’nın 25 Haziran 2024 tarihinde “Devrim Reberi: Seçimlere Maksimum Katılım, Onurun Kaynağıdır” başlıklı haberine göre İran Devrim Rehberi Ayetullah Ali Hamanei'nin Gadir Hum Bayramı vesilesiyle halka hitaben yaptığı konuşmada “seçimlere yüksek katılımın ve en uygun adayın seçilmesinin İran'ı ve İslam Cumhuriyeti'ni yücelteceğini” söylemiştir. Hamenei, “seçimlere katılımın düşük olduğu zamanlarda düşmanların İslam Cumhuriyeti'ne yönelik eleştirilerinin arttığını” belirterek en uygun adayın “devrimin ilkelerine inanç, yetkinlik ve çalışkanlık” özelliklerine sahip olması gerektiğini belirtmiştir.

Beşar Esed’in Türkiye’ye Yönelik Mesajının İran Basınına Yansıması

İran’da bu hafta seçim gündeminin dışında ülkemizi ilgilendiren analizler ve bazı haberler de söz konusu oldu. 26 Haziran 2024 tarihinde Mehr Haber Ajansı'nın SANA'dan aktardığı haberde, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esed'in Rusya Devlet Başkanı'nın Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev ile görüşmesi ele alındı. Görüşmede Esed, Suriye'nin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi ve terörizme karşı mücadele edilmesi şartıyla Türkiye-Suriye ilişkilerini geliştirmeye yönelik tüm girişimleri memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu girişimlerin ilgili ülkelerin Suriye ve bölgede istikrar sağlama iradesini yansıttığını ifade etti. Esed ayrıca Putin'in Rusya-Ukrayna anlaşmazlığına yönelik barış girişimini övdü ve bunun iki ülke arasındaki sorunun barışçıl çözümü için gerçek bir temel oluşturduğunu söyledi. Batı ve Ukrayna'nın bu girişime karşı çıkması durumunda, dökülecek kanların sorumluluğunun tamamen onlara ait olacağını vurguladı. Lavrentyev ise Rusya'nın Suriye-Türkiye ilişkilerini iyileştirmeye yönelik tüm girişimleri desteklediğini belirtti. Mevcut koşulların arabuluculuk çabalarının başarısı için her zamankinden daha uygun olduğunu ve Rusya'nın diyaloğu ilerletmeye hazır olduğunu ifade etti. Haber, Türkiye-Suriye ilişkilerinde olumlu bir gündemin oluşmaya başladığını ve Rusya'nın da bu konuda girişimlerde bulunduğunu gösteren açık kaynak bilgisi niteliğindedir ve bu yönüyle önem arz etmektedir.

Türkiye ve Azerbaycan’ın İsrail’e Petrol Sattığı İddiası İran Basınının Tekrar Gündeminde

24 Haziran 2024 tarihinde aşırı muhafazakar Keyhan Gazetesinde yayınlanan ve ISNA Haber Ajansı'na dayandırdığı haberde Türkiye'de Azerbaycan petrolünün İsrail'e sevkiyatına karşı artan protestolar ele alındı. Habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gazze savaşı nedeniyle İsrail'e ticari yaptırım uyguladığını açıklamasına rağmen, Azerbaycan petrolü Türk limanlarından İsrail'e gönderilmeye devam etmekte ve bu durum Türkiye'de protestolara neden olmakta. "Filistin için Bin Genç" grubu üyeleri, Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR'ın İstanbul'daki merkezinde geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen protestosundan bahsedildi. Aynı haberde Galatasaray Üniversitesi öğrencilerinin de bir SOCAR yöneticisinin konuşmasını protesto ederek şirketi "ellerini kana bulamakla" suçladığı ifade edildi.

Analize göre İsrail'in Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nden (INSS) analist Galia Lindenstrauss, Azerbaycan'ın İsrail'e petrol ihracatını durdurmadığını, hatta ilişkilerin genişlediğini belirtti. Analiz metni analistlerin bu protestoların Erdoğan'ın Gazze konusundaki uluslararası protestolara liderlik etme iddiasını zayıflattığını düşündüğünü iddia ettiğini ve ayrıca protestocuların çoğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geleneksel dindar muhafazakar tabanından olması nedeniyle, İsrail ile devam eden petrol ticaretinin Türkiye liderine siyasi maliyetinin artacağı konusunda uyarıda bulunduğu iddiasında.

İran’da özellikle muhafazakar cenah içerisinde Filistin konusunda Türkiye’nin rolünü ve ağırlığını artırmasının yarattığı bir rahatsızlık söz konusu. Bu sebeple 7 Ekim Saldırılarından bu yana düzenli olarak Türkiye’ye bu yönde saldırılar ve karalama kampanyaları gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Türkiye ziyaretinin ardından bu analizlerde gözle görülür bir düşüş yaşanmış olsa da özellikle son iki haftada Türkiye aleyhine yazılan veya haberleştirilen metinlerde gözle görülür bir artış yaşanmakta. Bazı analistler bu durumun sebebi olarak Türkiye’nin Süleymaniye ve Irak’taki kararlı duruşu olduğunu iddia ediyor.